Ana Sayfa Oyun Resonance: A Plague Tale Legacy oynanışı netleşti

Resonance: A Plague Tale Legacy oynanışı netleşti

0
1

Asobo Studio, A Plague Tale evrenindeki üçüncü oyun olan Resonance: A Plague Tale Legacy ile serinin yapısını belirgin biçimde değiştiriyor. 27 Ağustos 2026’da PS5, Xbox Series S|X ve PC için çıkacak yapım, aynı gün Xbox Game Pass’e de eklenecek. Hikâye bu kez 1333 yılında, Requiem olaylarından yaklaşık 15 yıl önce geçiyor ve merkezde Amicia ile Hugo yerine Sophia yer alıyor.

Requiem’de kısa süre görülen Sophia, bu oyunda kendi geçmişi ve Prima Macula’nın kadim tarihiyle bağlantısını araştıran ana karakter konumunda. Anlatının çıkış noktası da büyük ölçüde bu köken arayışı. Geliştirici ekip, oyunun yaklaşık dört yıldır yapım aşamasında olduğunu ve bu süreçte kadroyu aktif dövüş odaklı yeni yapı için yaklaşık 80 geliştiriciye çıkardığını belirtiyor. Buna rağmen bütçenin önceki oyunlarla benzer seviyede tutulduğu aktarılıyor.

A scene from the game 'Resonance: A Plague Tale Legacy' shows two characters standing before a massive statue of a horned creature.

Ön izleme sürümünde gösterilen bölümde Sophia, arkadaşı Leni ile birlikte Girit yakınlarındaki Minotaur’s Island’a ulaşıyor. Peşlerinde hem bir ordu hem de Sophia’nın büyüdüğü yağmacı grubun lideri Faro var. Sophia’nın, adanın gizli hazinesini bulmak için gerekli bir eşyayı almış olması bu kovalamacanın temel nedeni. Hikâyenin asıl dikkat çekici tarafı ise Dual-Timeline Mechanic. Sophia adayı keşfederken zaman zaman Theseus’un gözünden oynanan geri dönüşler devreye giriyor.

Theseus bölümleri farklı düşmanlar, farklı hareket seti ve daha mitolojik tonda arena tipi çatışmalar sunuyor. Ön izleme bunun sadece kısa bir kısmını göstermiş olsa da, oyunun Yunan mitini yeniden yorumlama niyeti açık biçimde hissediliyor. Asobo, bu süreçte daha önce Requiem’de de çalışan tarihçi Roxane Chilà ile yeniden iş birliği yapmış.

A character in Resonance: A Plague Tale Legacy stands on a cliff overlooking ancient ruins and a scenic coastal landscape with ships in the distance.

Oynanış tarafındaki en büyük değişim ise çatışmada. Serinin önceki iki oyununda gizlilik ve hayatta kalma öne çıkarken, Resonance Sophia’nın yakın dövüş becerileri sayesinde daha doğrudan aksiyona yöneliyor. Karakterin temel ekipmanları kılıç ve hançer. Kılıç standart kombolar için kullanılırken, hançer düşman sersemlediğinde ya da açık verdiğinde devreye giren Critical Strike saldırılarında öne çıkıyor. Düşmanların hem Life hem de Stun göstergesi bulunuyor. Stun dolduğunda rakip birkaç saniyeliğine savunmasız kalıyor; bu sayaç normal parry’lerle kademeli, sarı saldırılara karşı başarılı tek bir parry ile de hızlıca doldurulabiliyor. Kırmızı saldırılar ise sadece kaçınmayla aşılabiliyor.

Sophia’nın tekmeleri savunmayı kırmak için önemli, grapnel ise düşmanları tuzaklara ya da kenarlardan aşağı çekebiliyor. Gizlilik tamamen kaldırılmış değil, ancak gösterilen bölümde daha çok çatışmayı başlatan tek seferlik bir avantaj gibi duruyor. İlerleme sistemi Resonance Points üzerine kurulu. Echo’s Return, Bullbreaker Kick ve Heroic Surge gibi beceriler farklı uzmanlaşma seçenekleriyle geliştirilebiliyor. Buna ek olarak Beads, Arm Bands, Bracelets, Trinkets ve Seals gibi aksesuarlar pasif bonuslar sağlıyor.

A scene from the game Assassin's Creed Odyssey shows two armored gladiators engaging in combat inside an ancient arena.

Bulmaca tarafı da güçlü görünüyor. Özellikle ışık temelli düzenekler, çalınan bir Minoan küresi etrafında şekilleniyor ve Daedalus’un labirent tasarımına bağlanıyor. Sophia’nın not defteri yön takibi için kullanılıyor. Daha ileride ise ışığın durdurabildiği, sürekli takip eden öldürülemez bir yaratık devreye giriyor. Bu bölüm, serinin bilinen gerilim duygusunu yeni aksiyon yapısıyla birlikte koruyabildiğini gösteriyor.

Reklam

YORUM YOK