Amazon, Prime Air drone teslimat hizmetini 2026 sonuna kadar ABD genelinde yaklaşık 500 şehir ve kasabaya genişletmeyi planlıyor. Şirketin verdiği bilgiye göre bu büyüme, bugün hizmet verilen nokta sayısının yaklaşık altı katına çıkılması anlamına geliyor. Böylece on milyonlarca müşterinin drone ile teslimat seçeneğine erişmesi hedefleniyor.
Bu ölçekte bir yayılımın temelinde, her uçuş için ek pilot görevlendirmek yerine dronların kendi karar alma kabiliyetlerinin kullanılması yer alıyor. Prime Air filosu, şirketin “yüksek derecede otonom” olarak tanımladığı uçuş yazılımıyla çalışıyor. Amaç, uçuş sırasında beklenmedik bir durum yaşansa bile sistemin güvenli ve öngörülebilir biçimde görevine devam etmesi.
Bu yapının merkezinde Detect-and-Avoid sistemi bulunuyor. Sistem, bir pilotun çevredeki hava araçlarını ve engelleri sürekli kontrol etmesine benzer şekilde, dronun etrafındaki hava sahasını ve yakın çevreyi tarıyor. Böylece araç, önündeki engelleri kendi başına algılayabiliyor ve uzaktaki bir operatörün anlık müdahalesi olmadan gerçek zamanlı uçuş kararı verebiliyor.
Dron üzerindeki kameralar ve sensörler; navigasyon, engel tespiti ve paketin bırakılması gibi görevleri üstleniyor. Amazon, bu kameraların kişileri takip etmediğini ve hareketlerini kaydetmediğini belirtiyor. Görüntü akışının yalnızca dronun kendi navigasyon işlemesinde kullanıldığı, merkezden izlenen bir canlı video yayınına dönüştürülmediği ifade ediliyor. Şirkete göre uçuş sırasında herhangi bir çalışan, araçlardan gelen canlı kamera görüntüsünü izlemiyor.
Operasyon tarafında dikkat çeken unsurlardan biri de Federal Aviation Administration Part 135 sertifikası. Prime Air, ticari hava taşıyıcılarında kullanılan bu sertifika kapsamında faaliyet gösteriyor. Amazon, bunun drone teslimat operasyonları için FAA gözetimindeki en üst seviye yetkilendirme olduğunu vurguluyor. Bu lisans sayesinde filonun, her yeni bölge için ayrı bir muafiyet almadan yeni metropol alanlarına genişleyebilmesi mümkün oluyor.

Güvenlik yaklaşımı yalnızca normal uçuşla sınırlı değil. Şirket, şiddetli hava koşulları veya diğer beklenmedik olaylarda dronun güvenli iniş yapmasını sağlayacak sistemler kullandığını söylüyor. Buradaki hedef; yerdeki insanlar, evcil hayvanlar ve mülkler için riski azaltmak. Dronların yalnızca ideal hava koşulları için değil, hafif yağmur ve farklı sıcaklık aralıklarını da kapsayan günlük kullanım şartları için tasarlandığı belirtiliyor. Filonun tamamen elektrikli çalıştığı ve egzoz emisyonu üretmediği de verilen bilgiler arasında.
Yerleşim alanlarında kullanım için gürültü seviyesi de önemli bir başlık. Amazon’a göre teslimat bırakma anındaki ses seviyesi, kaldırım kenarında rölantide çalışan bir teslimat kamyonundan daha düşük ve bu durum yaklaşık 30 saniye sürüyor. Seyir irtifasında ise sesin düşük ayardaki bir pencere fanına benzediği, kapalı mekânda çoğu zaman duyulmadığı belirtiliyor.
Prime Air ile taşınabilen ürünlerde bazı sınırlar var. Hizmet, ağırlığı 5 pound yani yaklaşık 2.27 kg veya daha az olan ve büyük bir ayakkabı kutusuna sığan ürünleri kapsıyor. Amazon, bu sınırın platformda müşterilerin en sık satın aldığı ürünlerin yüzde 60’ından fazlasını kapsadığını aktarıyor.
Uygun ürün kataloğu milyonlarca kalemi içeriyor. Market ürünleri, kozmetik, ilaçlar ve elektronik ürünlerin yanı sıra daha niş ürünler de bu kapsamda yer alabiliyor. Şirketin verdiği örnekler arasında iPhone modelleri, Samsung Galaxy telefonlar, Apple AirTags ve AirPods, Ring kapı zilleri ve Alpha Grillers anlık okuma yapan yemek termometresi bulunuyor. Fiyatların standart Amazon fiyatlandırmasıyla sunulduğu belirtiliyor.
Teslimat süresi siparişe ve bölgeye göre değişse de en hızlı senaryoda 30 dakikaya kadar inebiliyor. Bununla birlikte tipik bekleme süresi ödeme işlemi tamamlandıktan sonra yaklaşık 60 dakika olarak veriliyor. Ücretlendirme tarafında Prime üyeliği ve sipariş tutarı belirleyici. Prime üyeleri için $50 ve üzeri siparişlerde drone teslimatı ücretsiz. Daha düşük tutarlı Prime siparişlerinde $2.99 ücret uygulanıyor. Prime üyesi olmayan müşteriler ise sepet tutarından bağımsız olarak $4.99 ödüyor.
Hizmeti ilk kez kullanan müşteriler, ilk sipariş sırasında bir teslimat noktası belirliyor. Daha sonraki siparişlerde aynı nokta yeniden kullanılabiliyor veya yeni bir bırakma alanı seçilebiliyor. Paket bırakılmadan önce drone, teslimat noktasında insan, evcil hayvan veya araç olup olmadığını tarıyor. Bu da sistemin güvenli bırakma için çevresel kontrol yaptığını gösteriyor.
Amazon, Prime Air’i mevcut teslimat ağının yerine geçen bir model olarak değil, çok katmanlı lojistik yapının bir parçası olarak konumlandırıyor. Amazon Now, ABD’de onlarca şehirde binlerce market, ev ihtiyaçları ve yerel öneme sahip üründe 30 dakikalık teslimat sunuyor. Bu hizmet, daha yoğun nüfuslu alanlara yakın küçük tesislerden yürütülüyor.
Bunun yanında şirketin Same-Day Delivery ağı üzerinden 90.000’den fazla ürün için 1 saatlik ve 3 saatlik teslimat seçenekleri de bulunuyor. Same-Day Delivery ağı ise milyonlarca ürünü 10.000’den fazla şehir ve kasabaya ulaştırıyor. Bu kapsamın, daha küçük kasabalar ve kırsal bölgeleri de giderek artan ölçüde kapsadığı belirtiliyor.
Şirketin yaklaşımına göre Prime Air, özellikle banliyö bölgelerde kendi tesislerinden yapılan ultra hızlı teslimatlar için uygun bir katman oluşturuyor. Daha yoğun kentsel alanlarda aynı gün teslimat seçenekleri öne çıkarken, daha geniş Same-Day ağı kırsal erişimi destekliyor. Kısacası drone teslimatı, tüm lojistik sistemin tamamlayıcı bir bileşeni olarak görülüyor.
Bugün itibarıyla 11 Prime Air sahası, yedi eyalette 10 metropol alanını kapsıyor. Arizona’daki tesis Phoenix yakınındaki Tolleson’da, Florida’daki tesis ise Tampa yakınındaki Ruskin’de yer alıyor. Kansas City ve Baton Rouge tek birer sahaya sahip. Michigan’da Hazel Park ve Pontiac olmak üzere Detroit bölgesine hizmet veren iki nokta bulunuyor. Omaha operasyonu Nebraska’daki Papillion’dan yürütülüyor. Texas ise Richmond, Richardson, San Antonio ve Waco dahil dört konumla en geniş eyalet dağılımını oluşturuyor. Her bir saha yaklaşık 175 square mile büyüklüğünde bir çevre alana hizmet veriyor.
Amazon, Prime Air sahalarının ABD’deki tüm drone operasyonları arasında en yüksek ortalama teslimat hacmine ulaştığını söylüyor. Günlük bazda binlerce teslimat yapıldığı ve yalnızca bu yıl içinde yüz binlerce paketin drone ile müşterilere ulaştırıldığı belirtiliyor. Bu da projenin yalnızca deneme aşamasında kalmadığını, belirli bölgelerde gerçek operasyon ölçeğine geçtiğini gösteriyor.
Sıradaki genişleme adımları arasında Chicago, Syracuse, Cleveland, Atlanta ve Boise metropol alanları yer alıyor. Şirket, bu bölgelerde hizmeti yakında başlatmayı planlıyor; yılın ilerleyen dönemlerinde başka toplulukların da eklenmesi öngörülüyor. Bununla birlikte kapsamanın posta koduna göre değişebileceği, listelenen bir ZIP code içindeki her adresin mutlaka drone teslimatına uygun olmayabileceği de özellikle belirtiliyor.
Prime Air’in faaliyet alanı ABD ile de sınırlı değil. Birleşik Krallık’taki Darlington sahası, ABD dışındaki ilk Prime Air tesisi olarak öne çıkıyor. Böylece otonom uçuş ve Detect-and-Avoid sistemleri, farklı bir ulusal havacılık düzenleyicisi altında da operasyonel olarak test edilmiş oluyor. Amazon’un önümüzdeki dönemde büyümeyi hangi hızda sürdüreceği, özellikle düzenleyici onaylar ve yerel kapsama detaylarıyla şekillenecek.

