Toyota Motor, fabrikaları, grup şirketleri ve büyük tedarikçileri genelinde otomasyonu genişletmesi halinde yaklaşık 400.000 robota ihtiyaç duyabileceğini hesaplıyor. Şirketin yatırımcılara aktardığı bu tahmine göre 2028’den itibaren yıllık harcama yaklaşık 1 trilyon yen, yani kabaca $6.4 milyar seviyesine çıkabilir. Bununla birlikte Toyota, bu yatırımın tamamının kesin olarak hayata geçip geçmeyeceğini ya da bu ölçekteki harcamanın kaç yıl süreceğini şimdilik netleştirmiş değil.
Söz konusu 400.000 adetlik ölçek yalnızca yeni kurulumları değil, mevcut sistemlerin yenilenmesini de kapsıyor. Ayrıca kapsam, sadece klasik endüstriyel robotlarla sınırlı değil; insansı ve insansı olmayan robotlar, otomatik lojistik çözümleri ve üretim hattında insan-robot iş birliğine yönelik sistemler de bu planın içinde yer alıyor. Bu yönüyle rakam, doğrudan tek bir robot kategorisini değil, Toyota ekosisteminin tamamına yayılmış daha geniş bir otomasyon dönüşümünü işaret ediyor.
Toyota zaten çeşitli üretim süreçlerinde robotik sistemler kullanıyor ve yeni çözümler test ediyor. Şirketin FY2026 finansal sonuçlarında, parça taşıma ve parça toplama gibi fabrika içi uygulamalara yönelik gösterimlere yer verildi. Bunun yanında tıbbi ekipman taşımaya uzanan farklı robotik çalışmalar da şirketin faaliyet alanları arasında bulunuyor. Yani açıklanan potansiyel yatırım, sıfırdan başlayan bir girişimden çok, uzun süredir devam eden birikimin ölçek büyütme aşaması olarak okunmalı.
Bu birikimin önemli örneklerinden biri Kamigo Plant’te görülüyor. Toyota’nın 2025 entegre raporuna göre, Ocak 2025’te robotlarla çalışmaya başlayan piston montaj hattı zaman içinde üç operatörlü yapıdan tam otomasyona geçmiş durumda. Ancak bu dönüşüm bir anda gerçekleşmedi. Şirket, belirli alt hatlarda robot kullanımına aslında 2008 yılında başlamıştı. Daha sonra denizaşırı motor üretimi büyüdükçe bakım ve servis tarafında çeşitli kısıtlar ortaya çıktı.

Toyota’nın verdiği bilgiye göre bazı yurtdışı tesislerde otomasyon ekipmanlarını destekleyecek yeterli sayıda yetkin bakım personeli bulunmuyordu. Bu nedenle bazı süreçler yeniden manuel üretime döndürüldü ve Japonya’daki tesislerde biriken üretim bilgisinin yurtdışındaki sahalara aktarılmasına ağırlık verildi. Bu dönem, şirket açısından geri adım gibi görünse de sonraki otomasyon çözümlerinin şekillenmesinde belirleyici olmuş görünüyor.
Çalışanlar bu süreçte, manuel operasyonlarda verimliliği bazı işlerde iki ya da üç katına çıkarabilen jig ve özel araçlar geliştirdi. Toyota’ya göre burada biriken saha bilgisi daha sonra yeni nesil otomatik üretim sistemlerinin geliştirilmesinde kullanıldı. Kamigo’daki piston montaj hattı da bu yaklaşımın güncel çıktılarından biri. Başka bir ifadeyle şirket, otomasyonu yalnızca makine yatırımı olarak değil, manuel süreçlerden öğrenilen bilginin yazılım ve ekipmana dönüştürülmesi olarak ele alıyor.
Toyota’nın üzerinde çalıştığı sistemlerden biri de parçaların önceden çok hassas biçimde konumlandırılmasını gerektirmeden işlem yapabilen robotlar. KumiPro adlı parça toplama robotu, kameralar aracılığıyla düzensiz yerleşmiş bileşenleri tanıyıp kavrayabiliyor ve halihazırda Toyota Motor East Japan üretim hatlarında kullanılıyor. Şirket ayrıca, kameraların tanıma hatalarını kuvvet geri beslemeli kontrolle telafi eden bir montaj süreci de sergiledi. Bu sayede robot, dar alanlara parça yerleştirirken kamera verisi ile nesnenin gerçek fiziksel konumu arasındaki farkı hareket sırasında düzeltebiliyor.
Toyota bu tür sistemleri “physical AI” başlığı altında topluyor. Şirketin tanımına göre bu yaklaşım, robotların sensörler üzerinden çevrelerini algılamasını, duruma göre hareketlerini öğrenmesini veya optimize etmesini ve otonom şekilde çalışmasını hedefliyor. Frontier Research Center bünyesinde yürütülen çalışmalar, özellikle iş gücü açığı ve beceri aktarımı gibi sorunlara robotik çözümler üretmeye odaklanıyor. Buradaki teknolojilerin bir kısmı, şirketin Human Support Robot programından türetilmiş durumda.
Toyota, Human Support Robot programında geliştirilen nesne tanıma, karar verme ve hareket icra teknolojilerinin KumiPro’ya aktarıldığını belirtiyor. Bunun yanında ELEY adını verdiği, açılımı Embodied Learning robot for Enhanced Yield olan yeni bir sistem de geliştiriliyor. ELEY, nesnelerle ve çevreyle fiziksel temas gerektiren görevler için tasarlanmış bir robot. İki insan benzeri kola ve çok yönlü hareket edebilen bir mobil tabana sahip olan sistem, makinenin beklediğinden farklı bir konumdaki nesneyle karşılaştığında ortaya çıkan dış kuvvetlerle başa çıkabilecek şekilde geliştiriliyor.
Şirket, bu alanda hâlâ çözülmesi gereken başlıklar olduğunu da açıkça sıralıyor: uzun süreli güvenilirlik, hassas konumlara tekrarlanabilir şekilde ulaşma ve robot öğrenimi için gerekli veri altyapısı bunların başında geliyor. Toyota, ELEY’i üretim sahasına daha yakın koşullarda test etmeyi ve hem başarılı hem de başarısız denemeleri eğitim verisi olarak kullanmayı planlıyor. Ayrı tarafta, insansı robotların eğitiminde pekiştirmeli öğrenme de kullanılıyor. Binlerce simüle robot örneği paralel çalıştırılarak öğrenme süreci hızlandırılıyor.

Buradaki temel zorluk, simülasyonda işe yarayan davranışların fiziksel donanıma her zaman doğrudan taşınamaması. Sensör okumaları, zemin sürtünmesi ve aktüatör davranışı gibi değişkenler gerçek dünyada farklı sonuçlar üretebiliyor. Toyota bu nedenle eğitim sırasında bu koşullarda çeşitli değişimler tanımlıyor ve fiziksel robotlardan alınan verilerle “Sim2Real” farkını azaltmaya çalışıyor. Şirketin araştırma tarafında Boston Dynamics ile Atlas insansı robotu için AI kontrol sistemleri üzerinde de çalışma yürütülüyor. 2025’te yapılan bir gösterimde Atlas, tek bir Large Behavior Model kullanarak yürüme, kaldırma, ayırma ve paketleme görev dizisini tamamlamıştı.
Daha geniş pazara bakıldığında Japonya, 2024 itibarıyla yaklaşık 450.500 faal robot ve yıl içinde kurulan 44.500 yeni sistemle dünyanın en büyük ikinci endüstriyel robot pazarı konumunda. Ülkenin otomotiv sektörü aynı yıl yaklaşık 13.000 endüstriyel robot kurdu; bu da önceki yıla göre %11 artış ve 2020’den bu yana en yüksek yıllık seviye anlamına geliyor. Toyota’nın telaffuz ettiği 400.000 adetlik tahmin ise bu istatistiklerden daha geniş bir kapsama sahip. Çünkü sayı; yenileme ekipmanlarını, farklı robot türlerini ve Toyota’nın kendi tesisleriyle birlikte grup şirketleri ile büyük tedarikçilerini de içeriyor. Otomotiv tarafında rekabet de hızlanıyor: Hyundai Motor Group, Atlas’ı 2028’den itibaren üretimde kullanmayı, 2030’dan sonra bileşen montajına genişlemeyi ve 2028’e kadar yıllık 30.000 robota ulaşabilecek üretim kapasitesi kurmayı hedefliyor.

