Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik son saldırılarında veri merkezleri ve telekomünikasyon altyapısı da doğrudan hedef alınmaya başladı. Kyiv’in merkezi iş bölgesinde bulunan bir veri merkezine düzenlenen İHA saldırısında tesisin hasar gördüğü, çevrede dört kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Ülkenin farklı bölgelerinde başka veri merkezleri ve ağ altyapısı unsurlarının da vurulduğuna dair bilgiler paylaşıldı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky, saldırıların günlük yaşamı mümkün olduğunca aksatmayı amaçladığını söyledi. Açıklamalara göre bu tür saldırılar insanların internete bağlı kalma, eğitim görme ve çalışma imkanlarını doğrudan etkiliyor. Zelensky ayrıca, veri merkezleri ve internet servis sağlayıcılarının hedef alınmasının sıradan sivil yaşamın da saldırı kapsamına sokulduğunu gösterdiğini belirtti.
Rusya tarafı ise Datagroup sahasına saldırı düzenlediğini doğruladı ve burada Ukrayna askeri istihbaratının faaliyet gösterdiğini öne sürdü. Ayrıca New-Telco, United DC, Kyivstar ve Parkovyi’ye ait diğer veri ve telekom merkezlerinin de hedef alındığı ifade edildi. Bu açıklama, saldırıların münferit değil, daha geniş kapsamlı bir altyapı baskısının parçası olduğuna işaret ediyor.
Saldırıların ardından Ukrayna’da yaklaşık 100.000 hanenin internet bağlantısını kaybettiği belirtiliyor. Kesinti riskini azaltmak için bazı şirketlerin verilerini ülke dışındaki tesislere taşımaya başladığı da aktarılıyor. Bir hükümet yetkilisi, Ukrayna’nın internet ağ yapısının yüksek ölçüde merkeziyetsiz olduğunu, bu nedenle ülke çapında tam bir çöküş beklenmediğini; ancak yerel ölçekte kesintilerin yaşanmasının olağan olduğunu söyledi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, veri merkezlerinin hedef alınmasının “hayat kurtaran bilgilerin” akışını sekteye uğratacağını vurguladı. Füze ve İHA tehditlerine dair hızlı uyarıların doğrudan can güvenliğiyle bağlantılı olduğu, bu nedenle söz konusu tesislerin kritik sivil altyapı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşım, veri merkezlerinin artık yalnızca ticari tesisler değil, günlük yaşamın devamı için gerekli altyapı unsurları olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
Modern toplumun çevrimiçi hizmetlere bağımlılığı arttıkça veri merkezlerinin stratejik önemi de yükseliyor. Geçmişte devlet kontrolündeki veri işleme tesisleri askeri operasyonlarda öncelikli hedefler arasında yer alırken, ticari ve sivil veri merkezi altyapısının doğrudan hedef alınması daha yeni bir eğilim olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, dijital altyapının savaş ortamında enerji, ulaşım ve haberleşme kadar kritik kabul edildiğini bir kez daha gösteriyor.

