SoftBank kurucusu Masayoshi Son’un, Körfez bölgesindeki yatırımcılardan $100 milyara kadar kaynak toplamayı hedefleyen yeni bir fon üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Planın odağında, mevcut durumda AI ve robotik kullanımı sınırlı olan yerleşik şirketleri satın almak ve bu işletmelerin operasyonlarını yeni teknolojilerle iyileştirerek değerlerini artırmak yer alıyor.
Bu yaklaşım, SoftBank’ın önceki yatırım araçlarından belirgin biçimde ayrılıyor. Şirket daha önce ağırlıklı olarak teknoloji şirketlerine sermaye sağlayan yapılara yönelmişti. Yeni modelde ise doğrudan şirket satın alımı ve sonrasında operasyonel dönüşüm öne çıkıyor. Amaç, yalnızca büyüme hikâyesine yatırım yapmak değil; AI ve robotik entegrasyonuyla verimlilik, maliyet yapısı ve rekabet gücünü artırarak somut değer üretmek.
Masayoshi Son’un son haftalarda Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki üst düzey isimler dahil olmak üzere Orta Doğu’daki etkili yatırımcılarla temas kurduğu ifade ediliyor. Hedeflenen şirketler, henüz AI ve/veya robotik teknolojileri benimsememiş ancak bu alanlarda yapılacak yatırımlarla iş pozisyonlarını anlamlı ölçüde güçlendirebilecek kurumlar olarak tanımlanıyor.
Dönüşüm sürecinde SoftBank’ın robotik ve fiziksel AI birimi Roze’nin önemli rol üstlenebileceği konuşuluyor. Ancak Roze’nin bu yapıda tam olarak nasıl konumlanacağı net değil. Fonun yalnızca satın almaları mı finanse edeceği, yoksa Roze’nin geliştirilmesine de kaynak ayırıp ayırmayacağı şu aşamada belirsizliğini koruyor. Son’un daha uzun vadede Roze’yi yüksek bir değerleme ile halka açmayı da hedeflediği belirtiliyor.
Bu girişim, SoftBank’ın OpenAI yatırımı etrafında artan soru işaretlerinin gölgesinde gündeme geliyor. Şirketin OpenAI’a yaklaşık $65 milyar taahhütte bulunduğu, bu yatırımın da grubun genel stratejisindeki en önemli varlık olarak görüldüğü aktarılıyor. SoftBank bu yatırımları kendi kaynakları, dış sermaye ve kısmen Arm hisseleri teminat gösterilerek alınan borçlarla finanse etti.

Öte yandan şirketin finansal görünümü, OpenAI değerlemesine hassas durumda. OpenAI henüz yüksek kârlılık üreten bir şirket değil ve olası değerleme baskısı SoftBank açısından risk anlamına geliyor. Buna rağmen şirketin AI alanındaki agresif genişleme stratejisinden geri adım atmadığı görülüyor.
SoftBank’ın Orta Doğu sermayesiyle geçmişten gelen güçlü ilişkileri de dikkat çekiyor. Saudi Arabia Public Investment Fund ve Abu Dhabi merkezli Mubadala, 2017’de kurulan $100 milyarlık ilk Vision Fund’a katılmıştı. Vision Fund 1 bugüne kadar yaklaşık $29 milyar yatırım kazancı biriktirirken, OpenAI yatırımını da içeren ve büyük ölçüde SoftBank tarafından finanse edilen Vision Fund 2, haziran itibarıyla $20.5 milyar getiri üretti.
Şirketin borçlanma tarafında da hareketlilik var. SoftBank geçen ay, getirisi %9.75’e ulaşan ve şimdiye kadarki en büyük çöp tahvil ihracı olarak nitelenen işlemle $11 milyardan fazla kaynak topladı. Haziran itibarıyla net varlık değeri ¥72.3 trilyon ($456.57 milyar), kredi-değer oranı ise %13 seviyesindeydi. Bu oran şirketin normal faaliyet sınırı olan %25’in altında kalsa da, varlıkların önemli bölümünün Arm ve OpenAI gibi teknoloji şirketlerine bağlı olması, değer kaybı halinde bu dengenin hızla bozulabileceği anlamına geliyor.
Masayoshi Son’un geçmişinde Alibaba gibi çok büyük başarılar da, WeWork’ün 2023’teki iflası gibi sert hayal kırıklıkları da bulunuyor. Bu nedenle SoftBank’ın AI ve robotik odaklı yeni satın alma stratejisinin nasıl sonuç vereceği şimdilik açık değil.


