Yatırım bankası UBS, agentic AI yazılımlarının yaygınlaşmasının AI çağında CPU talebini belirgin biçimde artıracağını düşünüyor. Bankaya göre bu yeni iş yükleri, özellikle yüksek çekirdek sayısı sunan ve güç verimliliği tarafında güçlü kalan işlemcileri öne çıkaracak. Bu çerçevede UBS, en büyük faydayı Arm’ın, ardından AMD’nin görebileceğini; Intel’in ise toplam adreslenebilir pazarın büyümesinden yararlanabileceğini belirtiyor.
Değerlendirme, Intel’in son finansal sonuçlarının ardından geldi. Şirketin hisseleri, güçlü kâr performansı sonrası günü %23 yükselişle kapattı. CEO Lip-Bu Tan da yatırımcı görüşmesinde CPU’nun AI döneminde yeniden kritik bir konuma yerleştiğini savundu. Tan’a göre CPU, artık tüm AI yığınının orkestrasyon katmanı ve temel kontrol düzlemi olarak görülüyor.
UBS ise CPU’ların önem kazandığını kabul ederken, agentic AI hesaplamasının niteliğinin klasik anlamda her üreticiye eşit fırsat sunmadığını vurguluyor. Bankanın notuna göre toplam sunucu TAM’ı 2025’teki $30 milyar seviyesinden 2030’a kadar 5 kat büyüyerek $170 milyara ulaşabilir. Bu pazar içinde Arm’ın %40 ila %45 pay alabilecek en güçlü aday olduğu ifade ediliyor.

Wccftech’in aktardığı notta, bu görüşü destekleyen üç ana tema öne çıkıyor. İlk olarak agentic AI iş yüklerinin CPU çekirdeklerine daha fazla yöneldiği, bunun da kullanıcı ve GPU başına CPU çekirdek sayısında 3 ila 5 kat artış gerektirebileceği belirtiliyor. Ayrıca yalnızca CPU kullanan sunucu yapılandırmalarında daha fazla çipe ihtiyaç duyulabileceği aktarılıyor. UBS, Anthropic’in Claude Code örneğine benzer şekilde agentic kullanım senaryolarının yerel PC’lere de iş yükü itebileceğini ekliyor.
Sonuç olarak banka, yüksek çekirdek sayısı ve güç verimliliği ihtiyacının talebi önce Arm’a, sonra AMD’ye kaydıracağını düşünüyor. Intel tarafında ise UBS, şirketin bu talebe Coral Rapids platformuyla yanıt verebileceğini belirtiyor.

