OpenAI, ABD dışındaki ilk Applied AI Lab tesisini Singapore’da açacağını duyurdu. Girişim, Singapore Ministry of Digital Development and Information ile kurulan yeni ortaklığın parçası olarak hayata geçiriliyor. ATx Summit kapsamında açıklanan “OpenAI for Singapore” programı, S$300 milyondan fazla taahhütle destekleniyor.
Şirket, yeni laboratuvarın önümüzdeki birkaç yıl içinde Singapore merkezli 200’den fazla teknik pozisyon oluşturacağını belirtiyor. Aynı zamanda Singapore, kurumlarla doğrudan çalışarak AI dağıtım projeleri yürütecek “forward-deployed engineer” ekipleri için OpenAI’nin küresel merkezlerinden biri haline gelecek. Laboratuvarın çalışmaları da ülkenin AI Mission öncelikleriyle uyumlu olacak; bunlar arasında kamu hizmetleri, finans ve dijital altyapı öne çıkıyor.
Planın önemli ayaklarından biri, uygulamaya dönük AI kullanımı ile yetenek gelişimini birlikte ele alması. OpenAI, Ministry of Education ve GovTech çatısı altındaki eğitim ve iş gücü programlarında kamu kurumları ve yerel ortaklarla çalışacak. Buna ek olarak şirket, OpenAI Academy’nin Singapore bölümünü açarak eğitimcilere destek vermeyi, National AI Impact Programme içinde yer almayı ve Codex for Teachers hackathon etkinlikleri düzenlemeyi planlıyor.
Ortaklık yalnızca kamu tarafına odaklanmıyor. Yerel ortaklarla birlikte AI-native startup’lara yönelik hızlandırıcı programlar da gündemde. Bu kapsamda mikro girişimciler ve küçük işletmeler için atölyeler düzenlenecek; kurucuların ve KOBİ’lerin AI’ı operasyon, verimlilik ve müşteri hizmetlerinde nasıl kullanabileceğine odaklanılacak.

Singapore yönetimi de eş zamanlı olarak agentic AI yönetişim çerçevesini güncelledi. Infocomm Media Development Authority tarafından Ocak 2026’da World Economic Forum’da tanıtılan bu çerçeve, ülkenin 2020’de sunduğu daha önceki Model AI Governance Framework temel alınarak geliştirildi. Yeni sürüm, kuruluşlara AI agent’larını sorumlu biçimde devreye alma konusunda rehberlik ederken, agentic AI’a özgü riskleri azaltmaya yönelik önlemleri de ayrıntılandırıyor.
IMDA, sektör geri bildirimleri ve gerçek kullanım örnekleri topladıktan sonra çerçeveyi revize etti. Güncellenen sürüm, aralarında AWS, DBS, Google ve Salesforce’un da bulunduğu 60’tan fazla kuruluşun katkısıyla şekillendi. Böylece belge, teorik ilkelerin ötesine geçip pratik uygulama senaryolarıyla desteklenmiş oldu.
Revizyonda özellikle çoklu agent sistemleri, üçüncü taraf agent’lar, automation bias ve insan sorumluluğu gibi alanlara dönük yeni rehberler eklendi. Ayrıca kuruluşların önerileri nasıl uyguladığını gösteren 10’dan fazla vaka çalışması çerçeveye dahil edildi. Katkı sunan kurumlar arasında Ant International, City Developments Limited, Cyber Sierra, Dayos, Google, Knovel, OCBC, PwC, Stability Solutions, Tencent, Terminal 3, Workday, X0PA ve GovTech Singapore yer alıyor.
Örneklerden biri, merkezi Singapore’da bulunan ve ABD’de de faaliyet gösteren kurumsal AI otomasyon şirketi Dayos’a ait. Şirket, kurum içi IT taleplerini karşılayan AI destekli bir ticketing agent geliştirdi. Bu sistem bazı talepleri otomatik çözebiliyor, gerekli olduğunda ise işi insan operatöre yönlendiriyor. Dayos, agent’ın hangi işlemleri yapabileceğini belirlemek için katmanlı risk seviyeleri kullandı.
Düşük riskli ve geri alınabilir işlemler, örneğin parola sıfırlama, otomatikleştirilebiliyor ve iki haftada bir denetleniyor. Orta riskli işlemler ise uygulanmadan önce insan onayı gerektiriyor. Geri çevrilebilirliği sınırlı olan yetki değişiklikleri gibi yüksek riskli işlemler ise doğrudan agent’ın yetki alanı dışında bırakılıyor. Bu yaklaşım, agentic sistemlerde yetki sınırlarının açık tanımlanmasının neden önemli olduğunu gösteriyor.
Tencent’in paylaştığı vaka çalışması ise Tencent Cloud tarafından geliştirilen CodeBuddy adlı agentic AI kodlama sistemine odaklanıyor. CodeBuddy, doğal dil komutlarıyla planlama yapabiliyor, kod yazabiliyor ve dağıtım süreçlerine katılabiliyor. Sistem; dosya sistemlerine, terminal komutlarına, harici API’lere ve MCP araçlarına erişebiliyor.

Bu tür geniş yetkiler nedeniyle CodeBuddy’de varsayılan ayarlar ve yapılandırılabilir izinler kullanılıyor. Dosya düzenleme, shell komutu çalıştırma, ağ isteği gönderme veya harici araç kullanma gibi adımlar için insan onayı şart koşuluyor. Sistem, kullanıcı onay vermeden önce karmaşık komutları sade bir dille açıklıyor. Daha önce benzer komutlar onaylanmış olsa bile şüpheli görülen komutlar yine insan onayına gönderiliyor.
GovTech Singapore’un katkısı da kamu tarafındaki agentic kodlama asistanlarının devreye alınmasına odaklanıyor. İlk aşama yalnızca GovTech çalışanlarıyla sınırlı tutuldu, harici araç kullanımına izin verilmedi ve kapsam düşük riskli sistemlerle sınırlandırıldı. Kurum ayrıca merkezi loglama altyapısı ile onaylı harici araçların bağlanmasına yönelik bir çerçeve geliştirdi. Bunun yanında sistem, potansiyel saldırı senaryolarına karşı test edildi. Bu örnekler, Singapore’un yalnızca AI yatırımı çekmeye değil, aynı zamanda AI kullanımını denetlenebilir ve kontrollü biçimde ölçeklendirmeye odaklandığını gösteriyor.

