CNN, yapay zekâ destekli arama şirketi Perplexity’ye karşı telif hakkı ihlali davası açtı. Şirket, Perplexity’nin CNN’e ait dijital platformlar ile üçüncü taraf platformlardaki içerikleri hukuka aykırı biçimde taradığını, kazıdığını, kopyaladığını ve dağıttığını ileri sürüyor. Dava dosyasına göre iddialar, yalnızca özet kullanımını değil, doğrudan metin kopyalarını da kapsıyor.
CNN’in suçlamaları arasında, Perplexity’nin 17.000’den fazla içerik parçasını izinsiz şekilde kopyalaması da yer alıyor. Şirket ayrıca Perplexity’nin kullanıcı sorgularına verdiği yanıtlarda, CNN haberlerinin birebir kopyalarını sunduğunu ve bunun ücretli erişim arkasındaki içerikleri de içerdiğini belirtiyor. Bu nokta, özellikle ödeme duvarı arkasındaki haberlerin yapay zekâ yanıtlarında yeniden üretilmesi nedeniyle davanın en dikkat çekici başlıklarından biri durumunda.
Dava metninde bir başka önemli iddia da, Perplexity araçlarının gerçekte CNN tarafından yayımlanmamış veya doğrulanmamış bazı “halüsinasyon” içerikleri CNN’e atfetmesi. CNN, bunun yalnızca telif hakkı açısından değil, aynı zamanda marka kullanımı bakımından da sorun oluşturduğunu savunuyor. Şirkete göre kullanıcıların yanlış veya uydurma bilgileri CNN kaynaklı sanması, markaya doğrudan zarar verme riski taşıyor.
Bu dava, Perplexity’ye karşı açılan ilk medya davası değil. Daha önce The New York Times, Chicago Tribune, Reddit, Merriam-Webster, Encyclopedia Britannica ve Nikkei de benzer gerekçelerle şirketin karşısına çıkmıştı. Böylece Perplexity, yapay zekâ modellerinin eğitiminde ve yanıt üretiminde haber, referans ve kullanıcı içeriğinin nasıl kullanıldığına dair büyüyen hukuki tartışmanın merkezindeki şirketlerden biri hâline gelmiş durumda.

Perplexity cephesinden ise temel savunma çizgisi, olguların telif koruması altında olmadığı yönünde. Şirketin iletişim tarafı, “Gerçekleri telifle koruyamazsınız” görüşünü dile getirdi. Ancak CNN’in davası, yalnızca olguların kullanımına değil; özgün ifade biçiminin, makale yapısının ve doğrudan metinlerin izinsiz çoğaltıldığı iddiasına dayanıyor. Bu da davayı basit bir “haberden yararlanma” tartışmasının ötesine taşıyor.
Dosyadaki dikkat çekici ayrıntılardan biri de, iki şirket arasında daha önce bir anlaşma zemini aranmış olması. İddiaya göre taraflar geçen yıl, CNN’in ücretli içeriklerinin Perplexity’nin ücretli abonelerine sunulmasını mümkün kılacak bir iş birliği için görüşmeler yürüttü. Anlaşma sonuçlanmadı. CNN ise buna rağmen Perplexity’nin kendi adını ve içeriklerini ürünlerinde kullanmayı sürdürdüğünü, hukuk ekibinin uyarılarına da yanıt verilmediğini öne sürüyor.
Davanın sonucu, yalnızca bu iki şirket için değil, yapay zekâ destekli arama ve yanıt sistemlerinin haber içerikleriyle kurduğu ilişkinin sınırları açısından da önem taşıyabilir. Özellikle ücretli içeriklerin, kaynak gösteriminin ve birebir metin üretiminin hangi çerçevede değerlendirileceği, teknoloji ve medya sektörleri arasındaki gerilimin önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceğine işaret ediyor.

