Eski bir akıllı telefonun tamamen işlevsiz hale gelmesi gerekmiyor. Özellikle donanımı hâlâ temel hesaplama yüklerini kaldırabiliyorsa, farklı projeler için yeniden değerlendirilebiliyor. Bunun güncel örneklerinden birinde bir kullanıcı, Google Pixel 7’yi 3D baskı bir cyberdeck kasasının merkezine yerleştirerek cihaz üzerinde çalışan taşınabilir bir yapay zeka sistemi kurdu.
Projede kullanılan telefon Pixel 7 olurken, cihazın içinde Google’ın Tensor G2 platformu ve 8GB RAM yer alıyor. Bugünün üst düzey mobil yongalarıyla kıyaslandığında Tensor ailesi ham performans tarafında çok iddialı görülmese de, doğru ölçekteki modeller seçildiğinde yerel AI çalıştırma için tamamen yetersiz değil. Bu örnekte de tercih, büyük ve ağır modeller yerine daha küçük bir dil modelinden yana kullanılmış durumda.
Çalıştırılan model Qwen2.5-abliterate:3b olarak belirtiliyor. Bu model 3 milyar parametreli bir yapı sunuyor ve güvenlik filtrelerinin kaldırılmış olmasıyla öne çıkıyor. Donanım kapasitesi düşünüldüğünde, Pixel 7 üzerinde bundan daha yoğun bir modeli verimli şekilde çalıştırmak pratik görünmüyor. Zaten gösterilen sonuçlar da cihazın sınırlarını açık biçimde ortaya koyuyor.
Paylaşılan bilgilere göre Pixel 7, bu modeli yaklaşık 5 token/s hızında çalıştırabiliyor. Bu seviye günlük ve akıcı bir sohbet deneyimi için yüksek sayılmaz; yanıt üretimi sırasında belirgin bekleme süresi gerektiriyor. Yine de tamamen cihaz üzerinde, internet bağlantısına ihtiyaç duymadan bir modelin çalıştırılabilmesi teknik açıdan dikkat çekici. Kısacası performans sınırlı, ancak kullanım senaryosuna göre yeterli olabilir.
Cyberdeck kasasının 3D baskı CAD dosyalarının Claude Code kullanılarak üretildiği belirtiliyor. Ortaya çıkan tasarım, Pixel 7’yi elde taşınabilir küçük bir bilgisayara dönüştürüyor. Ekranda Linux tarzı bir terminal arayüzü görülüyor ve burada Claude Code komut satırı araçları yer alıyor. Bu da projenin yalnızca görsel bir modlama çalışması olmadığını, aynı zamanda işlevsel bir taşınabilir geliştirme ve AI deneme platformu olarak kurgulandığını gösteriyor.

Tasarımın alt bölümünün bir powerbank barındıracak şekilde düşünülmüş olabileceği de aktarılıyor. Bu yaklaşım mantıklı görünüyor, çünkü yerel model çalıştırma özellikle uzun süreli kullanımda hem işlemciyi hem de pili ciddi biçimde zorlayabiliyor. Harici güç kaynağıyla desteklenen bir gövde, telefonu yalnızca sabit bir deneme cihazı olmaktan çıkarıp daha kullanışlı bir mobil sisteme dönüştürüyor.
Bu tür bir projenin en önemli tarafı, eski Android telefonların AI çağında yeni bir rol bulabilmesi. Üst düzey masaüstü sistemlerle rekabet edecek bir performans beklemek gerçekçi değil; ayrıca 3B sınıfındaki bir model en gelişmiş üretken AI deneyimini de sunmuyor. Buna karşın temel görevler, hafif metin işlemleri ya da yerel denemeler için böyle bir kurulum anlamlı olabilir. Özellikle veriyi çevrim içi bir servise göndermeden cihaz üzerinde işlem yapabilmek, bazı kullanıcılar için başlı başına bir avantaj.
Güvenlik filtreleri kaldırılmış bir model kullanılması ise projeye ayrı bir boyut katıyor. Bu durum, modelin daha az kısıtlı çıktılar üretebilmesi anlamına geliyor. Böyle bir yaklaşımın nasıl değerlendirileceği kullanım amacına bağlı olsa da, haberin ortaya koyduğu nokta teknik uygulanabilirlik. Asıl dikkat çeken taraf, yıllanmış sayılabilecek bir telefonun yaratıcı bir tasarımla yeniden işlev kazanması ve yerel AI çalıştırabilen taşınabilir bir sisteme dönüşmesi.
Sonuç olarak Pixel 7 tabanlı bu cyberdeck, mobil donanımın sınırlarını zorlarken eski cihazların tamamen kenara ayrılması gerekmediğini de gösteriyor. Yaklaşık 5 token/s gibi mütevazı bir hız, sabır gerektirse de küçük modeller için cihaz üstü kullanımın mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Çekmecede bekleyen eski telefonlar için bu tür projeler, hem hobi tarafında hem de pratik denemelerde yeni bir değerlendirme alanı açabilir.

