Amazon, Seattle’daki AI veri merkezlerine yönelik bir yıllık moratoryum lehine ifade veren üç çalışanı hakkında şirket politikalarının ihlal edilip edilmediğini araştırıyor. Amazon Employees for Climate Justice üyesi Darius Irani, Patrick Schloesser ve Liesl Wigand, kamuya açık yorumları nedeniyle ayrı Zoom görüşmelerine çağrıldıklarını ve insan kaynakları tarafından inceleme başlatıldığının kendilerine bildirildiğini söylüyor.
Çalışanlara göre bu süreçte baskı hissettiler, iş yerinde izlendiiklerini düşündüler ve disiplin cezası ya da işten çıkarma ihtimaliyle karşı karşıya kaldılar. Üç ismin hukuki temsilcileri de Seattle Office for Civil Rights’a gönderdikleri mektupta, soruşturmanın yaptırımla sonuçlanabileceğini, hatta çalışanlardan birine iş akdinin feshedilebileceğinin ima edildiğini belirtti.
Amazon ise çalışanların iş ortamları hakkında konuşmakta serbest olduğunu, ancak şirketi temsil eder şekilde konuşmalarına izin verilmediğini savunuyor. Şirketin açıklamasına göre inceleme, bu kişilerin yorumlarını özel vatandaş olarak mı yoksa Amazon çalışanı sıfatıyla mı sunduklarının değerlendirilmesine odaklanıyor. Amazon ayrıca henüz kesin bir karar verilmediğini ve bulunacak sonuca göre adım atılabileceğini ifade ediyor.

Çalışanların avukatları ise kamu yorumlarının şirket zamanı kullanılmadan yapıldığını, konuşmalarda işverenin adının geçirilmediğini ve herhangi bir gizli bilginin paylaşılmadığını söylüyor. Bu nedenle soruşturmanın, Seattle City Council oturumundaki ifadelerin içeriğine dayandığı ileri sürülüyor.
Seattle Office for Civil Rights, istihdam ayrımcılığı dahil çeşitli alanlarda yerel yasaları uygulayan kurum olarak sürece dahil olmaya çağrıldı. Olay, Amazon’un AI veri merkezi projeleri etrafında artan kamuoyu baskısının yaşandığı bir dönemde geldi. Şirket son dönemde su verimliliği gibi başlıklarda daha olumlu bir tablo sunmaya çalışsa da, veri merkezlerinin elektrik maliyetleri, su basıncı ve gürültü üzerindeki etkilerine dair eleştiriler gündemde kalmayı sürdürüyor.

