Takeda, erken aşama ilaç keşfi süreçlerinde yapay zekâ kullanımını artırmak için Hong Kong merkezli Insilico Medicine ile stratejik bir iş birliğine gitti. Anlaşma, Japon ilaç şirketinin farklı tedavi alanlarında yeni adayların bulunmasına odaklanıyor. Taraflar, hangi tedavi alanlarının veya hangi hastalık hedeflerinin kapsama alınacağını ise şimdilik açıklamadı.
İş birliği kapsamında Takeda, Insilico’nun Pharma.AI platformuna erişim kazanacak. Bu platform; biyolojik hedeflerin belirlenmesi, molekül tasarımı ve klinik deneme olasılıklarının tahmini gibi erken keşif ve geliştirme adımlarını destekliyor. Ortaklığın temel amacı, önceden tanımlanmış bilimsel ve erken geliştirme kriterlerini karşılayan ilaç adaylarını belirlemek olacak.
Çalışma modelinde yapay zekâ destekli keşif faaliyetlerinin liderliğini Insilico üstlenecek. Takeda ise seçilen adayların klinik geliştirme sürecinde ilerletilmesinden sorumlu olacak. Bu yapı, bir yandan algoritmik keşif araçlarını öne çıkarırken diğer yandan büyük ölçekli klinik geliştirme ve ticarileştirme kapasitesini Takeda tarafında topluyor.
Anlaşmanın ticari tarafında Takeda’ya önemli haklar veriliyor. Şirket, bu ortaklık üzerinden seçilecek yeni tedavilere ilişkin geliştirme, üretim ve ticarileştirme alanlarında dünya çapında münhasır haklara sahip olacak. Başka bir deyişle, Insilico platformu üzerinden keşfedilen ve ortaklık kapsamında seçilen adayların küresel yol haritası Takeda tarafından yönetilecek.

Finansal çerçeveye bakıldığında Insilico, anlaşmanın proje başlangıç ücretleri, kısa vadeli ödemeler ve kilometre taşları dahil yaklaşık US$60 milyon içerdiğini belirtiyor. Preklinik, klinik, ticari ve satış kilometre taşlarının tamamına ulaşılması halinde toplam potansiyel değerin yaklaşık US$600 milyon seviyesine çıkabileceği ifade ediliyor. Buna ek olarak Insilico, gelecekteki satışlar üzerinden kademeli telif ödemeleri almaya da hak kazanabilecek.
Insilico kurucusu ve CEO’su Alex Zhavoronkov, bu anlaşmadan elde edilecek gelirin iş birliği programı kapsamındaki erken aşama araştırma ve geliştirme faaliyetlerini destekleyeceğini söyledi. Şirket yönetimine göre daha ileri aşamalardaki zaman çizelgesi ise Takeda’nın klinik geliştirme faaliyetlerine ve iki şirketin koordineli çalışmasına bağlı olacak.
Pharma.AI paketinin kapsamı da dikkat çekici. Yayınlanan açıklamalara göre platform içinde hedef keşfi için PandaOmics, de novo küçük molekül üretimi için Chemistry42 ve klinik çalışma geçiş olasılığını tahmin etmek için InClinico gibi araçlar yer alıyor. Bu yapı, yalnızca molekül üretimine değil, doğru biyolojik hedefin seçilmesinden klinik başarı ihtimalinin modellenmesine kadar daha geniş bir süreci kapsıyor.
Insilico, kendi yapay zekâ destekli ilaç adaylarını klinik aşamaya taşımış bir şirket olarak da öne çıkıyor. Rentosertib, önceki adlarıyla ISM001-055 veya INS018_055, idiyopatik pulmoner fibrozis için geliştirilen küçük moleküllü bir TNIK inhibitörü. Aday, randomize bir Faz 2a klinik çalışmada değerlendirilmişti. Bu ayrıntı, şirketin yalnızca platform sağlayıcısı değil, aynı zamanda kendi programlarını da ilerletebilen bir oyuncu olduğunu gösteriyor.
Takeda’nın araştırmadan sorumlu üst düzey yöneticilerinden Chris Arendt, bu anlaşmanın Takeda’nın hastalık biyolojisi alanındaki birikimini Insilico’nun yapay zekâ destekli keşif yetenekleriyle bir araya getirdiğini belirtti. Arendt ayrıca Takeda’nın kendi keşif çalışmalarına otomasyon, robotik ve generative AI araçlarını da entegre ettiğini aktardı. Bu ifade, şirketin yapay zekâyı tekil bir anlaşma yerine daha geniş bir Ar-Ge dönüşümünün parçası olarak gördüğüne işaret ediyor.
Bu ortaklık, Takeda’nın 2025 içinde yapay zekâ tabanlı ilaç keşfi alanında attığı tek adım değil. Şirket, Şubat ayında Iambic ile kanser ve gastrointestinal hastalıklar için küçük moleküllü ilaç tasarımında AI kullanmaya yönelik, çok yıllı ve toplam potansiyel değeri US$1.7 milyardan fazla olan başka bir iş birliği açıklamıştı. Iambic’in platformunda, ilaç moleküllerinin proteinlere nasıl bağlandığını tahmin etmek için kullanılan NeuralPLexer adlı bir AI modeli bulunuyor.
Daha geniş sektörel tabloda da benzer anlaşmalar hız kazanmış durumda. Verilere göre Çinli ilaç şirketleri 2025 yılında toplam US$135.7 milyar değerinde 157 out-licensing anlaşmasına imza attı. Takeda ile yapılan son anlaşmada da benzer biçimde küresel geliştirme ve ticarileştirme haklarının büyük bölümünün ilaç şirketine verilmesi, AI biyoteknoloji şirketlerinin platform ve keşif kabiliyetlerini lisanslama eğilimini yansıtıyor.
Insilico da bu ivmeden yararlanan şirketlerden biri. Şirket, yıl başından bu yana imzaladığı iş birliği anlaşmalarının toplam potansiyel değerinin US$7 milyarı aştığını açıkladı. Geçen ay Güney Kore merkezli SK Biopharmaceuticals ile nöroimmün bozukluklara odaklanan bir ortaklık duyurulmuştu. Bu anlaşma, peşin ve kısa vadeli kilometre taşı ödemeleri olarak US$18 milyona kadar, toplamda ise US$2.5 milyardan fazla potansiyel değere sahipti.
Mart ayında Eli Lilly de Insilico ile yürüttüğü iş birliğini genişletti. AI destekli ilaç keşfi anlaşmasının toplam değeri US$2.75 milyara kadar çıkabiliyor. Bu anlaşma Lilly’ye, o tarihte preklinik geliştirme aşamasında bulunan belirli oral tedaviler üzerinde dünya çapında münhasır geliştirme, üretim ve ticarileştirme hakları vermişti.
Piyasa tarafında ise duyurunun ardından Insilico’nun Hong Kong’da işlem gören hisseleri %13.5 yükseldi. Bu tepki, yatırımcıların büyük ilaç şirketleriyle yapılan AI odaklı keşif ortaklıklarını hâlâ önemli bir büyüme sinyali olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Takeda açısından bakıldığında anlaşma, şirketin ilaç keşfinde yapay zekâ, otomasyon ve hesaplamalı araçlara daha fazla ağırlık verdiği dönemde atılmış, stratejik ama temkinli çerçevesi net bir adım niteliği taşıyor.

