Amazon, Google, Meta ve Microsoft’un AI odaklı altyapı yatırımları 2023’ten bu yana $1.1 trilyona ulaştı. Söz konusu harcamalar veri merkezleri, bu merkezlerde kullanılan hızlandırıcı ve sunucu donanımları ile tesislerin enerji ihtiyacını kapsıyor. Mevcut tabloya ek olarak, yalnızca bu yıl içinde toplam sermaye harcamasına $745 milyar daha eklenmesinin beklendiği belirtiliyor.
Bu ölçek, yalnızca teknoloji şirketlerinin bilançolarını değil, bağlantılı sektörleri de doğrudan etkiliyor. Özellikle veri merkezlerinin artan elektrik talebi, ABD’deki enerji şebekeleri üzerinde ciddi baskı oluşturmuş durumda. Bunun sonucunda birçok kamu hizmeti şirketi altyapı yükseltmeleri için milyarlarca dolarlık ek yatırım yapmak zorunda kaldı. Haberde, bu maliyetlerin yalnızca büyük veri merkezi müşterilerine değil, genel tüketici tabanına da yansıtıldığı aktarılıyor.
Enerji fiyatlarındaki bu baskı ve çevresel kaygılar, veri merkezi projelerine yönelik yerel tepkileri de artırmış durumda. Beyaz Saray’ın “ratepayer protection pledge” adı verilen girişimle AI hyperscaler şirketleri, şebeke operatörleri, veri merkezi işletmeleri ve eyaletlerden ortalama tüketiciyi elektrik zamlarından koruma sözü aldığı ifade ediliyor. Ancak şu ana kadar bu taahhüdü doğrudan yasaya dönüştüren bir eyalet bulunmuyor. Oregon ise 2025’te yürürlüğe koyduğu POWER Act ile 20MW üzeri tüketicilerin faturalarını %30 artırırken, konut kullanıcılarının faturalarını %1.3 düşürdü.
AI için yapılan büyük ölçekli yatırımların etkilediği bir diğer alan da bellek ve depolama çipleri. Yüksek likiditeye sahip hyperscaler şirketlerin veri merkezlerinde ihtiyaç duyduğu HBM için premium fiyatlar ödemeye hazır olması, üreticilerin önceliklerini değiştirmiş durumda. Micron, Samsung ve SK hynix gibi üreticilerin bu nedenle HBM tarafına ağırlık verdiği, bunun da DRAM arzında daralma yarattığı belirtiliyor. 2025’te başlayan tüketici belleği sıkıntısının önce PC toplayan kullanıcıları ve meraklıları etkilediği, ardından otomotiv ve akıllı telefon gibi diğer alanlara da yayıldığı ifade ediliyor. Hatta Apple’ın bile bu daralma nedeniyle fiyat artırmak zorunda kaldığı aktarılıyor.

Uzmanların dikkat çektiği bir diğer nokta ise bu yatırımların bilançolarda tam görünmeyen gelecekteki yükümlülükleri. Dört şirketin çeyreklik finansal tablolarında, ilgili varlık veya hizmet devreye girdiğinde aktif hale gelecek yaklaşık $1.65 trilyonluk geleceğe dönük taahhüt bulunduğu belirtiliyor. Bu tutarın, şirketlerin bilançolarında görünen gerçek borcun %122’sine denk geldiği ve yatırımcılar açısından toplam yükümlülüklerin olduğundan daha düşük algılanmasına yol açabileceği söyleniyor.
Buna karşın şirketlerin gelir tarafı da son derece büyük. Microsoft son çeyrekte $90 milyar gelir açıklarken, Meta $60 milyar gelir elde etti. Alphabet yaklaşık $120 milyar, Amazon ise $200 milyar gelir bildirdi. Böylece bu dört şirketin yalnızca son çeyrekteki toplam geliri yaklaşık $470 milyara ulaştı.
Yine de yüksek gelir, sınırsız harcama anlamına gelmiyor. Google’ın bulut iş kolunun geçen yıl $11 milyar gelir üretmesine rağmen, son çeyrekte kazandığından fazlasını harcadığını açıklaması sonrası hisse değerinde düşüş görüldü. Meta’nın da AI hesaplama kapasitesini kiralama planı açıkladığı, ancak bu duyurunun da benzer şekilde hisse fiyatı üzerinde olumsuz etki yarattığı aktarılıyor. Genel tablo, yatırımcıların artık yalnızca büyümeye değil, AI harcamalarının somut finansal sonuç üretip üretmediğine de daha yakından baktığını gösteriyor.

