Apple, yılın ikinci çeyreğinde küresel akıllı telefon gelirlerinin %49’unu elde ederek dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Bu oran, şirketin aynı dönemdeki sevkiyat payının %23 seviyesinde kalmasına rağmen iPhone başına rakiplerine kıyasla çok daha yüksek gelir üretebildiğini gösteriyor. Ön verilere göre Apple’ın iPhone geliri yıllık bazda %22 arttı ve bu artış, en büyük beş marka içinde en hızlı yükseliş oldu.
Şirketin performansında hem daha fazla sevkiyat hem de daha pahalı bir ürün karması etkili oldu. Tahminler, Apple sevkiyatlarının geçen yılın aynı dönemine göre %13 yükseldiğini, ortalama satış fiyatının ise %8 artarak $946’ya çıktığını gösteriyor. Talebin özellikle base iPhone 17 ve iPhone 17 Pro Max modellerinde güçlü kalması, Apple’ın premium segment ağırlığını korumasına yardımcı oldu.
Bu dönemde Apple’ın fiyatlandırma tarafında görece daha istikrarlı kalması da önemli bir avantaj sağladı. Sektörde bellek maliyetleri artarken bazı Android üreticileri daha belirgin fiyat artışlarına yönelmek zorunda kaldı. Özellikle giriş ve orta segmentte yoğunlaşan markalar için fiyat yükseltmek talebi daha hızlı zayıflatabiliyor. Apple ise daha pahalı cihazlar satmasına rağmen değer algısını koruyabildi.
Küresel akıllı telefon sevkiyatları ikinci çeyrekte gerilese de toplam gelir yıllık bazda %7 artarak rekor $109 milyar seviyesine ulaştı. Sektörün ortalama satış fiyatı da %17 yükselerek $400 oldu. Bu tablo, daha pahalı cihazların toplam satış içindeki payının arttığını ve üreticilerin cihaz başına daha fazla gelir elde ettiğini gösteriyor.

Samsung, küresel akıllı telefon gelirlerinde %16 pay ile ikinci sırada yer aldı. Şirketin gelir ve sevkiyatlarının her biri %9 artarken ortalama satış fiyatı yaklaşık $270 seviyesinde yatay kaldı. Galaxy A-serisi sevkiyat büyümesini desteklerken Galaxy S26 ailesi de premium segmenti güçlendirdi. Dikey entegrasyon ve bileşen tedariki üzerindeki kontrol de Samsung’un fiyat baskısını sınırlamasına yardımcı oldu.
Buna karşılık Xiaomi, en büyük beş marka arasında en sert sevkiyat düşüşünü yaşadı ve yıllık bazda %26 geriledi. Şirketin geliri %17 düşerken ortalama satış fiyatı %13 arttı. OPPO ve vivo da daha yüksek ortalama satış fiyatlarına rağmen sırasıyla %10 ve %11 gelir kaybı yaşadı. Bu markalarda sevkiyatlardaki düşüş, cihaz başına elde edilen ek geliri telafi edemedi.
Apple cephesinde bir diğer önemli nokta, mevcut avantajın kalıcı olup olmayacağı. İkinci çeyrekte şirket artan bileşen maliyetlerinden görece sınırlı etkilendi. Ancak bellek kıtlığının sürmesi halinde ilerleyen çeyreklerde iPhone fiyat artışlarının gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ayrıca yılın ikinci yarısında küresel akıllı telefon sevkiyatlarında daha belirgin bir yavaşlama bekleniyor. Bu da Apple’ın bugün koruduğu fiyat dengesi ile premium ürün karmasını aynı şekilde sürdürmesini zorlaştırabilir.

