Japon araştırmacı @dydt_Nao, manyetik çekirdek bellek kullanan ev yapımı USB depolama aygıtıyla iki bilgisayar arasında ilk kez dosya aktarımı gerçekleştirdi. Retro ve modern yaklaşımı birleştiren bu sıra dışı cihaz, pratik olmaktan çok teknik bir gösterim niteliği taşıyor.
Cihazın en dikkat çekici yanı, fiziksel boyutuna kıyasla son derece sınırlı kapasite sunması. Yaklaşık 30 cm kare boyutlarındaki bu büyük USB aygıtı yalnızca 128 bayt veri saklayabiliyor. Yani GB, MB hatta KB seviyesinde değil; basit bir metin parçasını taşıyabilecek kadar küçük bir alan söz konusu.

Önceki denemelerde bu tasarımın üç temel zayıf noktası öne çıkıyordu: büyük fiziksel hacim, çok düşük kapasite ve verinin okuma sırasında silinmesi. Manyetik çekirdek bellek teknolojisinin doğası gereği bu son nokta özellikle önemli, çünkü depolanan bilgi klasik USB belleklerdeki gibi risksiz ve kalıcı bir okuma deneyimi sunmuyor.
Paylaşılan videoda isimsiz USB Type-A aygıtının çalıştığı görülüyor. Veri yazılırken veya okunurken bağlı 32 x 32 LED dizisi parlak kırmızı renkte yanıyor. Buradaki her LED, ayrı bir manyetik çekirdeğe karşılık geliyor. Bu da cihazı yalnızca bir depolama birimi değil, aynı zamanda belleğin çalışma mantığını görselleştiren bir platform haline getiriyor.

Windows tarafında aygıt kapasitesi 6.5KB olarak görünüyor. Ancak bunun gerçek depolama alanını yansıtmadığı, daha çok kart üzerindeki Raspberry Pi Pico denetleyicisiyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Gösterimin sonunda metin dosyasının başarıyla açılıp Notepad’e aktarıldığı da net biçimde görülüyor.
Deney yalnızca metin dosyasıyla sınırlı kalmadı. Araştırmacı daha sonra BMP görüntü aktarımını da gösterdi. Aygıt, 32 x 28 piksele kadar tek renkli bitmap dosyalarını saklayabiliyor. Kullanılabilir alanın bir kısmının da görüntü dosyası başlığı için ayrıldığı anlaşılıyor.

Manyetik çekirdek bellek, geçmişte dijital bilgisayarlarda yaklaşık yirmi yıl boyunca baskın rastgele erişimli depolama biçimlerinden biriydi. Bugün ise günlük kullanım için değil, bilgisayar tarihini çalışan biçimde yeniden üretmek isteyenler için ilginç bir mühendislik merakı olarak öne çıkıyor.

