Intel, OCP 2026 etkinliğinde daha önce Crescent Island kod adıyla bilinen hızlandırıcı ailesinin resmi adını Intel GPU D-Series olarak açıkladı. Şirket ayrıca bu ürünlerle ilgili şimdiye kadarki en net teknik hedefleri de paylaştı. Buna göre çipin teorik tepe performansı FP8 hesaplamada 1.3 PFLOPS seviyesinde olacak. Intel’in açıkladığı bir diğer önemli veri ise bellek bant genişliği oldu; GPU D-Series için hedeflenen nihai değer 1.5 TB/s.
Bu yeni bilgiler, Intel’in 2026 boyunca parça parça paylaştığı teknik ayrıntıları tamamlıyor. Daha önce Crescent Island’ın Intel’in Xe3P grafik mimarisi üzerine inşa edilen ilk çip olduğu açıklanmıştı. Ancak burada klasik anlamda bir ekran kartından çok, yoğun paralel hesaplama için tasarlanmış bir hızlandırıcıdan söz ediliyor. Çünkü çipte, geleneksel bir GPU’yu tanımlayan grafik odaklı işlev birimlerinin çoğunun yer almadığı ya da hiç bulunmadığı belirtiliyor.
Intel, GPU D-Series ürünlerini hava soğutmalı PCIe formunda sunmayı planlıyor. Bu kartların TDP değeri 350W seviyesinde olacak ve en fazla 480GB LPDDR5X bellekle gelecek. Bu teknik çerçeve, ürünün doğrudan büyük ölçekli ve sıvı soğutma gerektiren en üst segment çözümlerle değil, daha erişilebilir veri merkezi altyapılarıyla uyumlu olacak şekilde konumlandığını gösteriyor.
Karşılaştırma açısından bakıldığında, Nvidia’nın Vera Rubin NVL72 sistemindeki her bir Rubin GPU’sunun teorik olarak 17.5 PFLOPS FP8 performansına ulaşabildiği belirtiliyor. Ancak bu sınıftaki çözümler sıvı soğutma gerektiriyor ve güç tüketimleri de çok daha yüksek seviyelere çıkıyor. Intel GPU D-Series ise farklı bir performans, güç ve altyapı dengesini hedefliyor. Şirketin yaklaşımı, mevcut hava soğutmalı rack sunucular içinde ölçeklenebilen bir yapıya odaklanıyor.

Intel’e göre GPU D-Series, geleneksel hava soğutmalı rack sunucularda sekiz GPU’ya kadar ölçeklenebilecek. Bu tür bir kurulumda ürünlerin, bir trilyondan fazla parametreye sahip modeller üzerinde çıkarım işlemleri yürütebileceği ifade ediliyor. Şirket ayrıca bu hızlandırıcıların büyük dil modelleri, uzun bağlamlı çıkarım ve eşzamanlı çıkarım servisleri için uygun olduğunu vurguluyor. Bu çerçevede çok kiracılı AI servisleri, robotik uygulamalar ve gecikmeye duyarlı diğer iş yükleri de hedef senaryolar arasında gösteriliyor.
Böyle bir dağıtık çıkarım yapısının verimli çalışabilmesi için donanım kadar yazılım katmanı da kritik önem taşıyor. Intel bu noktada, iGPU ve ayrık GPU ürünlerindeki Xe çekirdekleri genelinde oluşturduğu ortak Xe yazılım temelini öne çıkarıyor. Veri merkezine yönelik yaygınlaşma için ise OEM, ODM, neocloud, bağımsız yazılım sağlayıcıları, appliance üreticileri ve AI odaklı şirketlerden oluşan geniş bir ekosistemle çalıştığını belirtiyor. Intel, GPU D-Series ürünlerinde müşteri örneklemelerinin başladığını da doğruladı; ancak geniş çaplı çıkış takvimi hakkında henüz ek ayrıntı paylaşılmış değil.
GPU D-Series’in, Intel’e AI hızlandırıcı pazarında beklenen kalıcı konumu sağlayıp sağlamayacağı ise ürünlerin ticari yaygınlığı ve yazılım desteğiyle netleşecek. Yine de 350W TDP, hava soğutma, PCIe form faktörü ve 480GB’a kadar bellek gibi özellikler, özellikle çıkarım odaklı veri merkezi kurulumlarında Intel’in daha uygulanabilir bir alternatif sunmak istediğini açık biçimde ortaya koyuyor.

