Teknoloji yatırımcısı Gene Munster, NVIDIA’nın müşterilerine AI altyapısı kurmaları için sağladığı finansman desteğinin bir Ponzi düzeni olmadığını söyledi. Munster, bu anlaşmaların 1990’lardaki dotcom balonu döneminde görülen döngüsel sözleşmelerle benzeştirilmesine karşı çıktı.
NVIDIA’nın tedarikçi finansmanı kapsamında bazı müşterilerine, ürünlerinin ihtiyaç duyduğu veri merkezi kapasitesini karşılayabilecek saha seçiminde de yardımcı olduğu belirtiliyor. Şirketin son çeyreğe ait SEC bildirimlerine göre açıklanan anlaşmaların büyüklüğü en az $108.5 milyar seviyesinde. Bu toplamın $105 milyarlık kısmı ise OpenAI’nin Ohio’da geliştirdiği bir sahayla ilişkilendiriliyor.
Öte yandan temmuz sonunda yayımlanan bir haberde, NVIDIA’nın OpenAI ile geri durdurma anlaşmaları kapsamında $250 milyarlık bir büyüklüğü garanti etmek üzere görüşmeler yürüttüğü öne sürülmüştü. Munster da değerlendirmesinde bu söylentiye atıf yaparak, şirketin yaklaşık $250 milyarlık bir taahhütte bulunduğunu, ancak bunun karşılığında neredeyse iki kat gelir elde etmeyi hedeflediğini savundu.

Munster’a göre 90’lardaki örneklerde şirketler sermaye toplayıp bu parayı reklam odaklı başka internet şirketlerine aktarıyor, böylece biri diğerinin talebini yapay biçimde destekliyordu. Bu yapı, yeni sermaye akışı kesildiğinde çöken döngüsel bir ilişki yaratmıştı.
NVIDIA tarafındaki modelin ise farklı olduğunu söyleyen Munster, paketin BlackRock ve Apollo Global gibi büyük finansörleri de içerdiğini belirtti. Toplam havuzun yaklaşık $1 trilyon seviyesinde olduğunu ifade eden Munster, NVIDIA’nın bu gelirlerin %60’ını alabileceğini ve brüt marjının yaklaşık %70 olduğunu öne sürdü. Bu çerçevede, $250 milyarlık bir katkıya karşılık yaklaşık $420 milyar gelir potansiyeli bulunduğunu, bunun da kendi görüşüne göre “akıllı iş” olduğunu söyledi.

