ABD’de yapılan yeni bir anket, AI companion uygulamalarının ilişki sınırları konusunda ciddi bir gri alan yarattığını gösteriyor. Kalite elemesinden sonra 1.709 yanıtın incelendiği çalışmada katılımcıların %50,5’i, bir partnerin AI ile romantik veya cinsel ilişkisinin aldatma sayılabileceğini belirtti. Buna ek olarak %21,2’lik bir kesim de bunu doğrudan aldatma diye adlandırmasa bile rahatsız edici bulduğunu söyledi. Böylece katılımcıların toplam %71,7’si, AI ile kurulan mahrem ilişkilere bir tür sınır konulması gerektiği görüşünde birleşti.
Anket, 26 ve 27 Ağustos 2026 tarihlerinde SurveyMonkey Audience üzerinden 2.150 ABD’li yetişkinle yürütüldü. Kalite taramasında 441 yanıt çıkarıldı ve analiz kalan 1.709 kişi üzerinden yapıldı. Katılımcılara, bir partnerin AI ile romantik ya da cinsel ilişkisinin nasıl değerlendirileceği, insanları bu tür ürünlere yönelten nedenler ve kendilerinin bir AI’a gerçek duygular geliştirip geliştiremeyeceği soruldu.
Buradaki temel tartışma, AI romance deneyiminin mevcut aldatma tanımlarına tam olarak oturmaması. Klasik sadakatsizlik tartışmaları genellikle üçüncü bir gerçek kişiyi varsayar. AI companion tarafında ise ortada gerçek bir üçüncü kişi olmadan gizlilik, duygusal bağ, cinsel içerik ve partnerden saklanan dikkat transferi gibi unsurlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle konu, sadece teknik olarak “aldatma” kelimesine girip girmemekten ibaret görünmüyor.
Veriler, bunun yalnızca bekarları ilgilendiren bir alan olmadığını da gösteriyor. Nişanlı ve evli katılımcılar, bekarlara kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek oranda AI girlfriend veya boyfriend uygulaması kullandığını belirtti: %30,7’ye karşı %16,3. Bu da AI companion kategorisinin, mevcut ilişkiler içindeki sınırlar açısından doğrudan etkili olabileceğine işaret ediyor.
“Aldatma” diyen grubun içinde de sınır farklılıkları var. Katılımcıların %33,4’ü, AI ile herhangi bir romantik veya cinsel etkileşimin başlı başına çizgiyi aştığını söyledi. %17,1 ise ancak duygusal bağ geliştiğinde bunun aldatma sayılacağını belirtti. Başka bir deyişle bazıları yazılımın kendisinden bağımsız olarak duygusal yatırımın başladığı noktayı esas alıyor.
Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri, AI’a gerçek duygular geliştirmenin mümkün olduğunu düşünenlerin AI romance konusunda daha katı olması. Bir AI’a romantik hisler besleyebileceğini söyleyenlerin %73,0’ı bunun aldatma sayılabileceğini ifade etti. Buna karşılık bunun asla mümkün olmayacağını düşünenlerde oran %41,2’de kaldı. Benzer bir tablo kullanım deneyiminde de görülüyor: Hâlihazırda AI companion kullananların %80,6’sı bunu aldatma olarak değerlendirebilirken, eski kullanıcılar için oran %60,2, hiç kullanmamış kişiler için ise %44,0 oldu.

Bu tablo, ürünlere yakından aşina olanların daha hoşgörülü değil, tersine daha sert sınırlar çizebildiğini gösteriyor. Görünüşe göre kişi, AI’a yönelen duyguların gerçekten anlamlı olabileceğini kabul ettiğinde, ilişkinin “yapay” olması savunma olmaktan çıkıyor. Böylece sınırın aşılıp aşılmadığı değerlendirmesinde belirleyici unsur teknoloji değil, bağın niteliği oluyor.
Anket ayrıca AI companionship kullanımının esas motivasyonunun cinsellik olmadığını ortaya koydu. Katılımcıların %56,6’sı bu tür bir sistemi kullanmanın ana nedenini konuşacak birinin olması veya daha az yalnız hissetmek olarak tanımladı. Affection, romance veya sex seçeneğini işaretleyenlerin oranı ise %10,3’te kaldı. Yalnızlık, ölçülen tüm alt gruplarda en yaygın gerekçe oldu.
Bu bulgu, tartışmayı daha da karmaşık hale getiriyor. Eğer AI companion ürünleri ağırlıklı olarak cinsel amaçlı kullanılıyor olsaydı, konu mevcut pornografi normlarıyla daha kolay karşılaştırılabilirdi. Ancak burada daha çok dikkat, paylaşım ve mahremiyet rekabeti yaratan devamlı bir duygusal ilişki söz konusu. Bu da meseleyi yetişkin içerikten ziyade, partnerden gizlenen yakın bir arkadaşlık veya özel yazışma sınırlarına yaklaştırıyor.
Sonuç olarak anket, toplumda ortak bir kural oluşmadığını ama geniş bir çoğunluğun bu alanı en azından konuşulması gereken bir sınır meselesi olarak gördüğünü gösteriyor. AI companion kategorisi hızla büyürken, çiftlerin bu konuda kendi kurallarını kendilerinin belirlemesi gerekecek gibi görünüyor. Mevcut veriler, yaklaşık her 10 kişiden 7’sinin AI mahremiyeti konusunda bir tür çizgi çektiğine işaret ediyor.

