Veri merkezlerinin su tüketimi, özellikle ABD’de yeni projelere verilen izinlerde en çok tartışılan başlıklardan biri haline gelmiş durumda. Amazon ise yaptığı son açıklamada, su verimliliğini iyileştirdiğini ve AI odaklı büyük teknoloji şirketleri arasında kWh başına en az su kullanan taraf olduğunu savundu. Şirket, dünya genelindeki veri merkezlerinde toplam 2.5 milyar galon su kullandığını belirtirken, bu miktarın ABD’de farklı sektörlerin yıllık tüketimi yanında sınırlı kaldığını öne sürüyor.
Amazon’un dikkat çektiği karşılaştırmalardan biri, EPA’nin 2017 verileri oldu. Buna göre ABD’de yalnızca peyzaj sulaması için günde 9 milyar galon su kullanılıyor. Bu da yılda yaklaşık 3.3 trilyon galon anlamına geliyor. Amazon, kendi 2.5 milyar galonluk tüketiminin bu toplamın yaklaşık %0.075’ine denk geldiğini vurguluyor. Ancak toplam ülke ölçeğindeki bu oran düşük görünse de, veri merkezlerinin çoğu zaman su stresi yaşayan belirli bölgelerde konumlanması yerel etkileri daha görünür hale getiriyor.
Bu noktada tartışma yalnızca toplam tüketim miktarıyla sınırlı değil. Yerel topluluklar açısından önemli olan, tesislerin bulunduğu bölgelerde su kaynakları üzerindeki baskının ne kadar arttığı. Haberde aktarılan örneklerde, Georgia’daki bir Meta veri merkezinin kasabadaki derin kuyu suyunu çamurlandırdığı iddia ediliyor. Bir başka tesiste ise 15 ayda 29 milyon galon su çekilmesinin, bölge sakinleri için düşük su basıncına yol açtığı belirtiliyor. Bu tür vakalar, yeni veri merkezi projelerinin izin süreçlerini daha da zorlaştırıyor.
Amazon ise bu baskıya karşı operasyonlarını daha verimli hale getirmeye çalıştığını söylüyor. Şirketin uzun vadeli hedefi, 2030’a kadar “water positive” olmak. Bunun için veri merkezlerinde performanstan ödün vermeden su kullanımını azaltan tasarım ve işletme değişiklikleri uygulanıyor.

Şirketin verdiği bilgiye göre veri merkezlerinde ağırlıklı olarak hava soğutma kullanılıyor. Ortam sıcaklığı yükseldiğinde ise Direct Evaporative Cooling devreye giriyor. Bu yöntemde su, Amazon’un büyük ve gelişmiş bir sünger gibi tanımladığı emici bir malzeme üzerine püskürtülüyor ve sıcak hava bu katmandan geçirilerek 5 ila 10 derece düşürülüyor. Amazon, bu yaklaşımın chiller kullanımına kıyasla daha verimli olduğunu ve günün en sıcak saatlerinde güç tüketimini yaklaşık %20 ila %25 azalttığını belirtiyor.
Bunun yanında veri merkezlerindeki sıcaklık eşikleri de yükseltilmiş durumda. Sunucuların geçmişe göre daha sıcak çalışmasına rağmen donanım ömründe olumsuz bir etki görülmediği ve aynı hesaplama kapasitesinin korunabildiği ifade ediliyor. Şirketin deneme-yanılma süreci sonunda, yalnızca hava soğutmayla çalışmayı daha uzun süre sürdürebildiği, su bazlı sistemlerin ise ortam sıcaklığı 85 derece F, yani 29 derece C üzerine çıktığında devreye alındığı belirtiliyor. Amazon su uzmanı Beau Schilz’e göre bu değişiklik, su kullanımında %50 düşüş sağladı.
Veri merkezlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte su ve enerji verimliliği artık yalnızca teknik bir optimizasyon konusu değil, yerel kabulün de temel şartlarından biri haline geliyor. AI tarafında artan hesaplama talebi yeni altyapıları kaçınılmaz kılarken, sektörün büyümesi ancak yerel kaynaklar üzerindeki baskıyı azaltan daha somut çözümlerle daha sürdürülebilir hale gelebilecek gibi görünüyor.

