Major League Baseball, takımların dugout’ta kullandığı iPad’lerde generative AI destekli özel uygulamalar çalıştırarak maç içi strateji belirlemesini yasakladı. Yeni politika, oyuncu değişiklikleri, pitch calling ve normalde oyuncularla koçların verdiği diğer maç içi kararlar için yazılım tabanlı öneri üretilmesini hedef alıyor.
Lig yönetiminin bu konuda sezon ortasında politika değişikliğine gitmesi dikkat çekici. 11 Haziran tarihli bir bilgilendirme notuyla kulüplere iletilen kurala göre, tabletler artık bu tür AI odaklı karar destek araçları için kullanılamayacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği ve yapılan inceleme sonrasında tüm organizasyonların yeni kurallarla uyumlu hale geldiği belirtiliyor.
Aktarılan bilgilere göre kulüplerin yaklaşık üçte birinin, tabletleri başlangıçta öngörülmeyen bu amaçlarla kullandığı ifade ediliyor. Buna rağmen lig, yapılan değerlendirmenin ardından herhangi bir takıma ceza vermedi. Bunun temel nedeni, inceleme tamamlandığında ekiplerin yeni çerçeveye uyum sağlamış olması.
Dugout içindeki iPad kullanımı aslında tamamen yeni bir tartışma değil. 2021’de ortaya çıkan sign-stealing skandalının ardından maç sırasında kullanılan dijital cihazlara daha sıkı sınırlamalar getirilmişti. Sonraki dönemde ise takımların bu kısıtlamaların gevşetilmesi yönünde baskı yaptığı anlaşılıyor. Son kararla birlikte komisyonun yeniden daha kontrollü bir çizgiye döndüğü görülüyor.

Buradaki temel ayrım, performans görüntülerini incelemek ya da temel istatistiklere bakmak ile generative AI kullanarak aktif taktik önerisi üretmek arasında yatıyor. Tabletlerin oyuncu ve antrenörler tarafından video tekrarları veya veri takibi için kullanılması modern profesyonel sporda olağan hale gelmiş durumda. Ancak MLB’nin yeni yaklaşımı, bu cihazların koçluk kararlarını fiilen otomatikleştiren uygulamalara dönüşmesini istemediğini gösteriyor.
Beyzbol, veri analiziyle uzun süredir iç içe bir spor ve çok sayıda değişkeni hızlı biçimde işlemek AI için doğal bir kullanım alanı sunuyor. Yine de maç içindeki kararlar yalnızca istatistiksel optimum sonuçlardan ibaret değil. Oyuncunun fiziksel durumu, mental hazırlığı, özgüveni ve oyunun anlık akışı gibi unsurlar, kağıt üzerinde en doğru görünen seçeneği pratikte ikinci plana itebiliyor.
Bu yüzden MLB’nin attığı adım, teknolojiyi tamamen dışlamak yerine rolünü sınırlandırma girişimi olarak okunabilir. Lig son yıllarda ABS gibi teknoloji destekli sistemlere kapı açmış olsa da, sahadaki kararların merkezinde hâlâ insan unsurunun kalmasını istiyor. Yeni yasak da tam olarak bu çizgiyi korumayı amaçlıyor: veri yardımcı olabilir, ancak maç içi yönetimi doğrudan yazılıma devretmek artık kabul edilmeyecek.

