PLOS One’da yayımlanan yeni bir çalışma, beluga balinalarında ayna öz-tanıma davranışının ilk kez gözlemlenmiş olabileceğini ortaya koyuyor. New York’taki bir akvaryumda kaydedilen saatlerce su altı görüntüsünde Natasha adlı beluga ile kızı Maris’in iki yönlü bir aynanın karşısında boyunlarını uzattığı, döndüğü, başını salladığı ve farklı açılardan kendini izlediği aktarıldı. Araştırmacılar bu davranışların, ayna öz-farkındalığı olarak bilinen bilişsel yetenekle uyumlu olduğunu değerlendiriyor.
Ayna öz-tanıma testi, uzun süredir öz-farkındalığın davranışsal göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Testin temel mantığı oldukça basit: Hayvanın vücuduna, doğrudan göremeyeceği ama aynadaki yansımayla fark edebileceği bir noktaya işaret konuyor. Daha sonra hayvanın aynaya bakarken bu işareti inceleyip incelemediği ya da ona dokunup dokunmadığı gözleniyor. Eğer hayvan aynadaki görüntünün başka bir birey değil kendisi olduğunu kavrıyorsa, bu işarete yönelik davranış sergilemesi bekleniyor.
Bu yaklaşımın arkasındaki düşünce, aynayı kendi bedenini incelemek için bir araç gibi kullanabilen bir canlının, kendisini çevresindeki diğer varlıklardan ayrı bir birey olarak zihinsel düzeyde temsil edebildiği yönünde. Test, psikolog Gordon Gallup tarafından 1970’te geliştirilmişti ve o tarihten bu yana hayvan bilişi araştırmalarında en çok başvurulan araçlardan biri oldu. Buna karşın testin uygulanması kolay olsa da başarılı sonuç veren tür sayısı oldukça sınırlı kaldı.

Bugüne kadar bu testi farklı düzeylerde geçen türler listesi kısa. İnsanlar genellikle yaklaşık iki yaşından itibaren bu beceriyi göstermeye başlıyor. İnsan dışı primatlar arasında şempanzeler, bonobolar ve orangutanlar için daha güçlü bulgular bulunurken, goriller konusunda tartışmalar sürüyor. Bunun dışında Asya filleri, bottlenose dolphins, muhtemelen saksağanlar, olası biçimde orcalar ve hatta cleaner wrasse için de olumlu sonuçlar bildirilmişti. Belugalar ise şimdiye kadar bu listenin parçası değildi.
Yeni çalışmayı dikkat çekici kılan nokta, gözlenen davranışların sıradan aynaya ilgi tepkisinin ötesine geçiyor görünmesi. Natasha ve Maris’in ayna karşısında tekrarlanan biçimde baş ve vücut hareketleri sergilemesi, yansımayı sosyal bir karşılaşma gibi değil, kendi hareketleriyle ilişkili bir görüntü olarak değerlendirdiklerine işaret eden bir örüntü olarak yorumlanıyor. Araştırmanın ana sonucu, bu iki beluganın ayna öz-tanıma testinin davranışsal işaretlerini gösterdiği yönünde.
Bununla birlikte çalışma, belugalarda öz-farkındalık tartışmasını tamamen kapatan nihai bir kanıt olarak sunulmuyor. Ayna öz-tanıma testi uzun yıllardır değerli görülse de, tek başına bilişsel kapasitenin kusursuz ölçütü kabul edilmiyor. Bazı türlerin aynayı farklı biçimde yorumlayabileceği, bazı hayvanların ise görsel ipuçlarından çok başka duyusal kanallara dayanabileceği biliniyor. Bu nedenle bir türün testi geçememesi, o türde öz-farkındalık bulunmadığını kesin biçimde göstermiyor.
Yine de beluga balinaları açısından bu bulgu önemli. Çünkü sonuç doğrulanırsa, karmaşık sosyal yapıları ve gelişmiş iletişim becerileriyle bilinen bu deniz memelileri, öz-tanıma becerisi sergileyen dar hayvan grubuna eklenmiş olacak. Araştırma, belugaların bilişsel dünyasına dair daha ayrıntılı çalışmalar için yeni bir temel sunuyor. Özellikle farklı bireylerde, farklı yaş gruplarında ve kontrollü işaretleme deneyleriyle elde edilecek ek veriler, gözlenen davranışların ne kadar güçlü biçimde ayna öz-farkındalığına karşılık geldiğini netleştirebilir.
Özetle çalışma, Natasha ve Maris üzerinde kaydedilen davranışların beluga balinalarında şimdiye kadar belgelenmemiş bir bilişsel özelliğe işaret edebileceğini gösteriyor. Sonuçların daha geniş örneklemle desteklenmesi gerekecek, ancak mevcut veriler belugaların aynadaki görüntüyü yalnızca başka bir hayvan olarak algılamadığını düşündüren güçlü bir başlangıç sunuyor.

