Apple CarPlay, iPhone uygulamalarını araç içinde daha pratik kullanmanın en yaygın yollarından biri haline geldi. Navigasyon, müzik ve mesajlara doğrudan ekrandan erişim, özellikle eski nesil multimedya sistemlerine sahip araçlarda ciddi bir kullanım farkı yaratıyor. Ancak CarPlay destekli yüzlerce araç bulunmasına rağmen her model bu listeye dahil değil. Bu durumda aracı değiştirmek ya da pahalı bir fabrika tipi dönüşüm yaptırmak yerine taşınabilir CarPlay ekranları daha hesaplı bir alternatif sunabiliyor.
Bu ürünlerin temel avantajı fiyat tarafında ortaya çıkıyor. Piyasada $50 altında birçok model bulunabiliyor; daha iyi donanım sunan seçenekler ise yaklaşık $150 seviyesine çıkabiliyor. Yine de bu rakamlar, araç değiştirme ya da dahili sistemi kapsamlı biçimde yenileme maliyetinin oldukça altında kalıyor. Bununla birlikte her ucuz model iyi bir tercih değil. Özellikle çok düşük fiyatlı ürünlerde zayıf dokunmatik hassasiyeti ve genel kullanım kalitesi önemli bir sorun olabiliyor.
Satın alma aşamasında ilk dikkat edilmesi gereken noktalardan biri ekran boyutu. Bu sınıfta ekranlar genellikle 6 ila 11 inç aralığında sunuluyor. Büyük ekranlar daha rahat görünse de bazı sürücüler için dikkat dağıtıcı olabiliyor. Daha küçük ekranlar ise hem görüş alanını daha az kaplıyor hem de farklı kokpit düzenlerine yerleştirmeyi kolaylaştırıyor. Bu nedenle ideal boyut, yalnızca görünürlük değil araç içi yerleşim açısından da değerlendirilmeli.

Çözünürlük de en az boyut kadar önemli. Bu ekranlar film izleme odaklı ürünler değil, ancak çok düşük çözünürlük metinleri, simgeleri ve harita detaylarını belirgin şekilde kötü gösterebiliyor. Bu yüzden en az 1280×720 piksel çözünürlük sunan modellere yönelmek daha mantıklı. Ses tarafında da dikkatli olmak gerekiyor. Dahili hoparlörler çoğu zaman zayıf kaldığı için AUX, Bluetooth veya FM üzerinden araç ses sistemine aktarım yapabilen modeller kullanım deneyimini belirgin biçimde iyileştiriyor.
Bağlantı türü de önemli bir ayrım noktası. Her taşınabilir ekran kablosuz CarPlay sunmuyor; bazı modeller yalnızca kablolu bağlantıyla çalışıyor. Günlük kullanımda daha pratik bir deneyim isteyenler için wireless CarPlay desteği ciddi bir artı sayılabilir. Bunun yanında bazı modeller ek özelliklerle geliyor. Entegre dash camera, microSD üzerinden döngüsel kayıt, arka kamera desteği ve park yardımına katkı sağlayan çözümler eski araçlar için ek değer yaratabiliyor.

Montaj mekanizması ise çoğu zaman gözden kaçan ama kritik bir detay. Zayıf bir bağlantı aparatı, ekranın sürüş sırasında sallanmasına hatta yerinden çıkmasına neden olabilir. Ayrıca bazı taşınabilir ekranlarda yerleşik Android işletim sistemi de bulunuyor. Bu özellik CarPlay için şart değil, ancak iPhone bağlı değilken bağımsız uygulama kullanımı açısından esneklik sağlayabiliyor. Sonuç olarak taşınabilir CarPlay ekranları, eski araçlarda veya CarPlay desteği sunmayan modellerde düşük maliyetli ve işlevsel bir çözüm olarak öne çıkıyor; yalnızca doğru ekranı seçmek gerekiyor.

