Xbox cephesinde son dönemde artan belirsizlikler, sektör içinde Game Pass modeline yönelik eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Kapanma riski altında olduğu konuşulan stüdyolar arasında Ninja Theory, Compulsion Games ve Double Fine Productions öne çıkarken, yeni işten çıkarmalara dair söylentiler de tartışmayı büyütüyor.
Bu tartışmaya katılan isimlerden biri de Moon Studios CEO’su Thomas Mahler oldu. Ori ve No Rest for the Wicked ile tanınan Mahler, sosyal medyada yaptığı değerlendirmede Game Pass’i “biraz komünizme” benzetti. Mahler’e göre bu tür abonelik modelleri, geliştiricilere “ekstra çaba gösterme” konusunda yeterli teşvik sunmuyor ve sonuçta içerik kalitesi düşebiliyor.
Mahler’in temel argümanı, abonelik servislerinin ancak güçlü ve sürekli ilgi gören içerikle ayakta kalabildiği yönünde. Ona göre oyuncular, film ve dizi tarafındaki abonelik alışkanlıklarından farklı olarak özellikle yeni oyunlarda daha yüksek beklenti taşıyor. Bu yüzden katalogdaki yeni yapımlar beklenen kalite seviyesini yakalayamazsa, kullanıcıların her ay düzenli ödeme yapma motivasyonu zayıflıyor.
Eleştirilerinin merkezinde Xbox’ın son yıllardaki birinci parti üretimi de yer alıyor. Mahler, platformun geniş kitleleri sürükleyen, kültürel olaya dönüşen büyük bir oyunu yakın dönemde ortaya koyamadığını savunuyor. Bu bağlamda Bethesda’nın Starfield oyununun, uzun süre beklenen “Skyrim in Space” etkisini yaratamadığını ve Skyrim kadar güçlü bir karşılık bulamadığını dile getiriyor.
Öte yandan sorun yalnızca içerik kalitesine indirgenemeyebilir. Game Pass’e zaman içinde Forza Horizon, DOOM: The Dark Ages, Indiana Jones and the Great Circle gibi güçlü yapımların yanı sıra çeşitli üçüncü taraf oyunlar da eklendi. Hatta Call of Duty gibi çok büyük bir markanın da servis içinde değerlendirilmesi, Xbox’ın içerik tarafında tamamen zayıf kaldığı tezini tek başına desteklemiyor.

Asıl mesele, abonelik modelinin yapısal sınırları olabilir. Büyük hit oyunlar premium satışları azaltma riski taşırken, daha zayıf yapımlar da yeni abonelik yaratmak için yeterince güçlü bir çekim oluşturmuyor. Bu da servis büyümesini sürdürmeyi zorlaştıran ikili bir baskı yaratıyor.
Starfield özelinde ise durum daha da farklı. Oyun, başlangıçta bir Game Pass projesi olarak tasarlanmadı. Beklentilerin altında kalmasının, abonelik modelinden çok Bethesda’nın yeni bir IP üretirken ve farklı bir evren kurarken yaşadığı geliştirme sorunlarıyla ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Todd Howard da birkaç ay önce yaptığı açıklamalarda bu sürecin bazı zorluklarını kısmen kabul etmişti.
Sonuç olarak Mahler’in çıkışı, Game Pass’in sektörde nasıl bir teşvik mekanizması yarattığına dair daha geniş bir tartışmanın parçası. Xbox tarafındaki stüdyo baskısı ve yeniden yapılanma iddiaları sürdükçe, bu modelin uzun vadeli etkileri daha fazla sorgulanacak gibi görünüyor.

