Weis Markets, Pennsylvania’daki seçili mağazalarında Instacart’ın yapay zekâ destekli akıllı alışveriş arabaları Caper Cart’ı kullanıma almaya hazırlanıyor. Yeni sistem, fiziksel market alışverişine dijital kuponlar, sadakat programı özellikleri ve önceki satın alımlara dayalı ürün önerileri gibi çevrim içi alışverişte alışılan bazı araçları taşıyor. Uygulama, market içindeki deneyimi daha bağlantılı ve veri odaklı hale getirmeyi amaçlıyor.
Instacart ile yapılan iş birliği kapsamında devreye alınacak Caper Cart’larda kamera sistemleri, sertifikalı teraziler, konum izleme altyapısı ve dokunmatik ekran bulunuyor. Bu donanım bileşenleri, müşterinin sepete eklediği ürünleri tanıma, toplam harcamayı takip etme ve kasaya gitmeden ödeme sürecini destekleme gibi işlevler için birlikte çalışıyor. Sistem, klasik alışveriş arabasına gömülü bir perakende teknolojisi çözümü olarak konumlanıyor.
Instacart’ın verdiği bilgilere göre Caper Cart, sepet içine bakan kamera sensörleri, dışa dönük kameralar, sertifikalı ağırlık sensörleri ve konum takip sistemlerinden yararlanıyor. Ürün tanıma ve ödeme fonksiyonları, arabaların üzerindeki edge computing kapasitesi ile buluttaki yapay zekâ modellerinin birlikte çalışmasına dayanıyor. Şirket, bu bulut tabanlı yapay zekâ altyapısının 1.6 milyardan fazla çevrim içi market siparişiyle eğitildiğini belirtiyor.
Bu yapı, ürünlerin yalnızca barkod taramasıyla değil, görüntü ve ağırlık gibi ek verilerle de doğrulanmasını mümkün kılıyor. Böylece kullanıcı, alışveriş sırasında ürünü arabaya eklediğinde ekran üzerinden anlık olarak hangi ürünlerin sepette olduğunu ve toplam tutarın nasıl değiştiğini görebiliyor. Özellikle harcama kontrolünü alışveriş anında izlemek isteyen kullanıcılar için bu özellik öne çıkıyor.
Caper Cart ekranı, yalnızca ürün takibi için değil, mağaza içi dijital etkileşimler için de kullanılıyor. Müşteriler, alışveriş sırasında bulundukları konuma göre sunulan dijital kuponlara doğrudan alışveriş arabası üzerinden erişebiliyor. Bu yaklaşım, mobil uygulama ya da basılı promosyon arama ihtiyacını azaltırken, kampanyaların mağaza içindeki belirli alanlarla ilişkilendirilmesine de imkân veriyor.

Weis müşterileri ayrıca alışveriş arabası üzerinden Weis Rewards hesabı oluşturabiliyor ve sadakat programı avantajlarını alışveriş esnasında kullanabiliyor. Hesabını sisteme bağlayan kullanıcılar için Buy It Again adlı bir özellik de sunuluyor. Bu işlev, müşterinin daha önce satın aldığı ürünleri ekranda göstererek tekrar alışverişleri kolaylaştırmayı hedefliyor. Böylece fiziksel mağaza deneyimi, çevrim içi sipariş platformlarında görülen kişiselleştirme katmanına biraz daha yaklaşıyor.
Weis Markets ile Instacart arasındaki ilişki yeni değil. İki şirket, çevrim içi market hizmetlerinde zaten birlikte çalışıyor. Weis, 2023 yılında Instacart ile ortaklık kurarak Pennsylvania, New York ve Delaware’deki 133 lokasyonda aynı gün teslimat hizmeti sunmaya başlamıştı. Caper Cart hamlesi, bu iş birliğinin mağaza içi teknoloji tarafına genişlemesi olarak değerlendirilebilir.
Weis’in uygulaması, Instacart’ın Caper Cart yayılımındaki daha geniş tabloya da ekleniyor. Şirketin açıklamasına göre akıllı alışveriş arabaları artık 15 eyalette 100’den fazla şehirde kullanılıyor. Çözüm, Kroger, Schnucks ve Wakefern çatısı altındaki ShopRite ile Fairway Market gibi markaların da aralarında bulunduğu bir düzineden fazla perakende zincirinde yer alıyor. Bu da teknolojinin deneme aşamasını aşarak daha geniş ölçekli bir dağıtıma geçtiğini gösteriyor.
Daha önceki kurulumlardan gelen sınırlı mağaza bazlı kullanım verileri de dikkat çekiyor. Schnucks tarafındaki bir mağazada, yoğun günlerde satışların %10’dan fazlasının Caper Cart üzerinden gerçekleştiği aktarılmıştı. Söz konusu mağazada 10 adet Caper Cart ve yaklaşık 160 geleneksel alışveriş arabası bulunduğu belirtilmişti. Tek bir mağazaya ait bu veri genelleme yapmak için yeterli olmasa da, yeterli görünürlük ve alışkanlık oluştuğunda kullanımın anlamlı seviyelere ulaşabildiğine işaret ediyor.
Weis cephesinde sistemin öne çıkan tarafları arasında gerçek zamanlı harcama takibi ve alışveriş arabası üzerinden sunulan kuponlar bulunuyor. Bu iki özellik, kullanıcı deneyimi açısından doğrudan görülebilen faydalar sunuyor. Harcama bilgisinin anlık izlenebilmesi, özellikle fiyat hassasiyeti yüksek dönemlerde müşterinin sepetini mağaza içinde yönetmesini kolaylaştırabilir. Kuponların doğrudan ekran üzerinde görünmesi ise promosyonların görünürlüğünü artırabilir.
Instacart ise bu ortaklığı, Weis Markets’ın mağaza içindeki dijital araç kullanımını genişleten bir adım olarak konumlandırıyor. Caper Cart’ın temel vaadi, fiziksel mağaza verisi ile çevrim içi alışveriş verisini aynı deneyim içinde buluşturmak. Hesabını bağlayan müşteriler için önceki satın alımların görüntülenmesi ve kuponların kişiselleştirilmesi gibi özellikler, bu veri birleşiminin en somut örnekleri arasında yer alıyor.
Weis Markets’ın yapay zekâ yatırımı yalnızca alışveriş arabalarıyla sınırlı değil. Şirket, self-checkout alanında da yapay zekâ tabanlı sistemleri yaygınlaştırmış durumda. Toshiba Global Commerce Solutions’ın açıklamasına göre Weis, ELERA Security Suite çözümünü self-checkout kasalarında zincir genelinde devreye aldı. Sistem, ürün tanıma ve kayıp önleme araçlarını bir araya getiriyor.
Bu pakette özellikle manav ürünleri için tanıma özelliği bulunuyor. Toshiba, söz konusu teknolojinin cihaz üzerinde çalışan edge AI ile işlem yaptığını belirtiyor. Aralık 2025 itibarıyla sistemin Weis’in 199 mağazasındaki tüm self-checkout hatlarında aktif olduğu ifade ediliyor. Şirket ayrıca müşterilerin %94’ten fazlasının self-checkout sırasında sunulan produce recognition özelliğini seçtiğini bildirmişti. Bu oran, tüketicilerin belirli AI destekli kasiyersiz veya yarı kasiyersiz araçlara uyum sağlayabildiğini gösteren önemli bir gösterge olarak görülebilir.
Perakende gıda sektöründe yapay zekâ kullanımı artık yalnızca ödeme ve alışveriş kolaylığıyla sınırlı kalmıyor. Sektörde başka oyuncular da operasyonun farklı noktalarında AI tabanlı sistemleri test ediyor. Albertsons Companies, örneğin, meyve-sebze denetimi için yapay zekâ tabanlı bir kalite kontrol aracı devreye aldı. Sistem, küflü ya da hasarlı meyvelerin mağaza raflarına ulaşmadan önce tespit edilmesine yardımcı olmak üzere tasarlandı.
Albertsons’ın çözümü ilk etapta çilek ile kırmızı ve yeşil üzümlere odaklanıyor. Şirket, bu sistemin kalite puanlamasında tutarlılığı artırmayı ve daha hızlı karar alınmasını desteklemeyi hedeflediğini söylüyor. Ayrıca daha fazla kalite verisi üretilmesi ve denetimlerin şirket standartlarıyla daha uyumlu hale getirilmesi de amaçlar arasında yer alıyor. Bu örnek, AI’ın yalnızca müşteri arayüzünde değil, tedarik zinciri ve arka plan operasyonlarında da rol üstlendiğini gösteriyor.
Albertsons, Safeway, Jewel-Osco ve ACME dahil olmak üzere 2.000’den fazla mağaza işletiyor. Kullanılan kalite kontrol sistemi, şirketin dağıtım merkezlerindeki kalite denetçilerini destekliyor. Bilgisayarlı görü temelli bu araç, mağaza markalarına yönelik ürün denetimlerinde kullanılıyor ve şirketin teknoloji ile tedarik zinciri ekipleri tarafından şirket içinde geliştirilmiş durumda. Altyapı tarafında ise Google Cloud’un Gemini Enterprise platformu, Vision AI ve Gemini modellerinden yararlanılıyor.
Bütün tabloya bakıldığında market perakendesinde yapay zekâ uygulamalarının üç ana hatta yayıldığı görülüyor: mağaza içinde müşteri deneyimi, self-checkout ve kayıp önleme sistemleri, ayrıca tedarik zinciri ve kalite kontrol operasyonları. Weis Markets’ın Caper Cart hamlesi bu zincirin doğrudan müşteriyle temas eden halkasında yer alıyor. Teknoloji, kullanıcıya daha hızlı bir ödeme akışı, daha görünür promosyonlar ve geçmiş satın alımlara dayalı daha kişisel bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyor. Bu tür sistemlerin uzun vadeli etkisi ise kullanım oranları, operasyonel doğruluk ve müşterilerin günlük alışveriş alışkanlıklarına ne ölçüde uyum sağlayabildiğiyle netleşecek.

