Ana SayfaBilimABD’de 2026’nın ilk yarısında güneş ve batarya öne çıktı

ABD’de 2026’nın ilk yarısında güneş ve batarya öne çıktı

ABD elektrik sektöründe 2026’nın ilk yarısı hareketli geçti. Bir yanda çok büyük doğal gaz santrali duyuruları gündeme gelirken, diğer yanda uzun süredir beklenen bazı yenilenebilir enerji projeleri devreye alındı. Ancak somut tabloya bakıldığında, ocak-haziran döneminde işletmeye giren utility-scale santral listesinde en baskın kalemin güneş enerjisi olduğu görülüyor.

ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre yılın ilk altı ayında toplam 368 utility-scale tesis faaliyete başladı. Bu liste sayı olarak oldukça geniş olsa da kapasite tarafında birkaç çok büyük projenin öne çıktığı, geri kalan bölümde ise daha dağınık bir yapı bulunduğu anlaşılıyor. Özellikle güneş ve batarya depolama projeleri, hem adet hem de genel eğilim açısından dönemin asıl hikâyesini oluşturuyor.

Listenin zirvesinde New Mexico’daki SunZia Wind South ve SunZia Wind North yer alıyor. Bu iki kara tipi rüzgar santrali ilkbaharda devreye girdi ve toplamda 3.650 megawatt üretim kapasitesiyle ülkenin en büyük rüzgar çiftlikleri konumuna geldi. SunZia yaklaşık on yıldır geliştirilen bir proje olarak dikkat çekiyor; bu yönüyle tamamlanması önemli olsa da mevcut pazarın kısa vadeli yönünü tek başına temsil etmiyor.

Buradaki önemli nokta, SunZia’nın ABD’de kara tipi rüzgar enerjisinde yeni bir büyüme dalgasının işareti olarak görülmemesi. Kara tipi rüzgar geliştirmeleri son dönemde düzenlemeler ve kamuoyu kaynaklı çeşitli nedenlerle ivme kaybetmiş durumda. Bu nedenle SunZia, bugünkü eğilimi tanımlayan bir başlangıçtan çok, önceki bir yatırım döneminin gecikmeli yansıması gibi duruyor.

image of a red, dusty scrubland covered in row after row of photovoltaic panels.

Listenin bir sonraki büyük kalemi Ohio’daki Trumbull Energy Center. 900 megawatt kapasiteye sahip bu combined-cycle doğal gaz santrali, PJM Interconnection bölgesindeki doğal gaz genişlemesinin bir parçası olarak öne çıkıyor. PJM bölgesi, Orta Atlantik, Ortabatı ve Güney’in bazı kısımlarını kapsayan büyük bir elektrik şebekesi alanı olduğu için, burada devreye giren yeni kapasite daha geniş bir bölgesel üretim stratejisinin parçası olarak okunuyor.

Eğer SunZia iki ayrı tesis olarak sayılırsa, dördüncü en büyük yeni santral Massachusetts açıklarındaki offshore rüzgar projesi Vineyard Wind oluyor. Bu proje de tıpkı SunZia gibi uzun bir geliştirme sürecinin ardından tamamlandı. Dolayısıyla Vineyard Wind’in devreye girmesi de tek başına gelecekte offshore rüzgar tarafında hızlanma yaşanacağı anlamına gelmiyor; daha çok uzun süredir planlanan yatırımların sonuç vermesi olarak değerlendiriliyor.

Daha geniş veri eğilimiyle doğrudan örtüşen ilk büyük tesis ise listenin beşinci sırasında yer alan Utah’taki Green River Energy Center. Toplam 800 megawatt kapasiteye sahip bu tesisin 400 megawatt bölümü güneşten, 400 megawatt bölümü ise batarya depolamadan oluşuyor. Bu yapı, yılın ilk yarısındaki ana yönelimi net biçimde özetliyor: üretim ve depolama artık giderek daha sık aynı proje çatısı altında buluşuyor.

image of a red, dusty scrubland covered in row after row of photovoltaic panels.

Gerçekten de 2026’nın ilk yarısında tamamlanan santrallerin genel resmi, esas olarak utility-scale solar ve batarya projeleri etrafında şekillendi. Proje sayısı bakımından utility-scale solar açık ara ilk sırada yer aldı. Ocak-haziran döneminde 207 güneş enerjisi projesi devreye girerken, batarya tarafında 95 proje işletmeye alındı. Bu dağılım, yeni kurulumlarda yenilenebilir üretim ile depolama çözümlerinin merkezde olduğunu gösteriyor.

Bu tablo, toplam kapasite açısından birkaç dev projenin dikkat çekmesine rağmen, pazarın gerçek ağırlık merkezinin daha yüksek sayıda ve daha yaygın ölçekli güneş ile depolama yatırımlarında bulunduğunu ortaya koyuyor. Başka bir deyişle, en büyük tekil santraller manşetleri belirlese de sektörün temel yönü proje adedinde ve yatırım dağılımında okunuyor. İlk altı ay verileri de bu açıdan oldukça net bir sinyal veriyor.

Rüzgar tarafında hem kara tipi hem offshore projelerin listede sembolik ağırlığı yüksek. SunZia ve Vineyard Wind gibi tesisler ölçekleri ve uzun geliştirme geçmişleri nedeniyle öne çıkıyor. Fakat bu iki örnek, pazarda bugün hangi teknolojilerin daha hızlı devreye alındığını göstermekten çok, yıllar önce alınan yatırım kararlarının artık sonuçlandığını anlatıyor. Güncel ivme ise daha çok güneş ve bataryada toplanmış durumda.

ABD’de 2026’nın ilk yarısında güneş ve batarya öne çıktı

Doğal gaz tarafında Trumbull Energy Center gibi büyük yatırımların devreye girmesi, ABD güç sisteminde gazın halen önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Özellikle PJM gibi büyük ve karmaşık şebeke bölgelerinde doğal gaz santralleri, yeni kapasite eklemelerinin önemli bir kısmını oluşturmaya devam ediyor. Yine de adet bazında bakıldığında doğal gaz, utility-scale solar ve batarya kadar yaygın bir yeni proje akışı üretmiyor.

Green River Energy Center’ın dikkat çekmesinin bir başka nedeni de hibrit yapıların giderek daha görünür hale gelmesi. Güneş üretimi ile batarya depolamanın aynı tesis kapsamında bir araya gelmesi, şebeke esnekliği açısından önemli görülüyor. İlk yarı verileri, bu yaklaşımın artık istisna olmaktan çıkıp yeni kurulumlarda daha görünür bir yere oturduğunu düşündürüyor; en azından listede öne çıkan büyük örneklerden biri bu yönde.

Sonuç olarak ABD’de 2026’nın ilk yarısında devreye alınan 368 utility-scale santral, enerji dönüşümünün tek çizgili ilerlemediğini gösteriyor. Çok büyük rüzgar projeleri ve ciddi ölçekli doğal gaz tesisleri dikkat çekmeye devam etse de, adet bazında belirleyici unsur utility-scale solar oldu. Bataryalar da güçlü bir ikinci grup olarak öne çıktı. Kısacası dönem, birkaç dev projenin gölgesinde kalsa da esas hikâyesini güneş ve depolama yazdı.

HWM
HWMhttps://hardwaremania.com
Yoda is a revered former Jedi Master who spent the last years of his life on Dagobah. The nine-hundred-year-old Jedi master trained Jedi knights for eight centuries.
Benzer İçerikler

Haberler

- Advertisment -

Son Yorumlar

- Advertisment -