Akıllı telefonu mobil erişim noktası olarak kullanırken çoğu kişinin aklına önce Wi‑Fi üzerinden paylaşım geliyor. Ancak USB tethering de, telefonun hücresel internet bağlantısını bir bilgisayarla kablo üzerinden paylaşmanın pratik bir yolu. Özellikle kalabalık ortamlarda daha kararlı bağlantı isteyenler için işe yarayabiliyor.
USB tethering’in en büyük avantajı, kablolu yapısı sayesinde kablosuz erişim noktasına göre daha istikrarlı çalışabilmesi. Havalimanı, fuar alanı veya yoğun ağ trafiğinin olduğu başka alanlarda bu fark hissedilebilir. Ayrıca cihazınız açık bir Wi‑Fi ağı yayınlamadığı için görünürlük azalır. Bir diğer artı da, bağlantı sırasında telefonun aynı anda şarj olabilmesi.
Buna karşılık kullanım alanı daha sınırlı. Wi‑Fi hotspot birden fazla cihazı aynı anda bağlamaya daha uygunken, USB tethering genellikle tek bir bilgisayar için anlamlı. Telefonu bilgisayardan uzağa koyma esnekliği de kablosuz seçenekte daha yüksek.
Kurulum tarafında önemli bir sınırlama var: Android telefonlar USB üzerinden Mac’e tethering yapamıyor. Bu senaryoda Wi‑Fi hotspot kullanılabiliyor. Bunun dışında Android’den Windows’a ve iPhone’dan Mac veya Windows’a USB tethering destekleniyor. iPhone’u Windows bilgisayara bağlarken Microsoft Store üzerinden Apple Devices uygulaması ya da iTunes for Windows gerekebiliyor.

Android’de işlem için telefonu bir USB kablosuyla Windows PC’ye bağlayıp Ayarlar altında ağ ve tethering menüsüne girerek USB tethering seçeneğini açmak gerekiyor. Seçenek gri görünüyorsa, yalnızca şarj için değil veri aktarımı destekleyen bir USB kablosu kullanıldığından emin olunmalı.
iPhone tarafında cihazı USB ile bilgisayara bağladıktan sonra gerekirse güven onayı verilip Settings > Personal Hotspot menüsünden Allow Others to Join etkinleştiriliyor. Yine de veri kullanımı, operatör kısıtlamaları ve zayıf hücresel kapsama gibi etkenlerin bağlantı kalitesini doğrudan etkilemeye devam ettiğini unutmamak gerekiyor.

