Otonom kamyon taşımacılığı şirketi Gatik, Kuzey Amerika’daki sürücüsüz yük operasyonlarını büyütmek amacıyla Series D yatırım turunda $200 milyon kaynak sağladı. Tura Qatar Investment Authority ve Koch Disruptive Technologies liderlik ederken Millennium Management, ARK Invest, Intact Private Capital ve başka yatırımcılar da katıldı. Şirket, bu yeni finansmanı ticari faaliyetlerini genişletmek, filosunu büyütmek ve teknoloji, altyapı ile iş gücüne yatırım yapmayı sürdürmek için kullanacağını açıkladı.
Gatik’in paylaştığı verilere göre şirketin sözleşmeye bağlanmış geliri $600 milyonun üzerine çıkmış durumda. Ayrıca şimdiye kadar 85.000 tamamen sürücüsüz siparişin tamamlandığı ve operasyonlar genelinde %99 zamanında teslimat oranına ulaşıldığı belirtiliyor. Bu rakamlar, şirketin sadece teknoloji geliştiren bir girişim olmanın ötesine geçip doğrudan ticari ölçekte hizmet verdiğini göstermesi açısından önemli.
Şirketin kamyonları bugün Texas, Arizona, Arkansas ve Kanada’daki bölgesel ağlarda dağıtım merkezleri ile mağazalar arasında ürün taşıyor. Gatik hâlihazırda onlarca tamamen sürücüsüz kamyon işletiyor. Şirket, önümüzdeki yıllarda bu filoyu binlerce araca çıkarmayı planladığını söylüyor. Daha yakın vadede ise 2026 sonuna kadar 100’ün üzerinde sürücüsüz kamyona ulaşma hedefi bulunuyor.
Gatik’in yaklaşımı, doğrudan son kullanıcı teslimatından ziyade “middle-mile” olarak tanımlanan taşıma katmanına odaklanıyor. Bu modelde ürünler depolar, dağıtım merkezleri ve perakende noktaları gibi tesisler arasında hareket ediyor. Otonom sürüş teknolojisinin bu alana uygulanması, rota yapısının nispeten daha düzenli olması ve yüksek frekanslı taşımacılığın verimlilik avantajı sunması nedeniyle sektörün en uygulanabilir kullanım alanlarından biri olarak görülüyor.
Şirketin Gatik Driver adını verdiği kendi yapay zekâ sistemi, bölgesel yük rotaları için tasarlanmış durumda. Bu sistem hem otoyollarda hem de yüzey yollarda çalışabiliyor. Gatik’in tamamen sürücüsüz kamyonlarında araç içinde ne insan sürücü ne de güvenlik gözlemcisi bulunuyor. Bu ayrım önemli, çünkü sektörde birçok otonom araç testi hâlâ direksiyon başında ya da araç içinde bir güvenlik operatörüyle yürütülüyor.

Gatik’in operasyon modeli ilk yıllarda çok daha sınırlı ve sabit rotalara dayanıyordu. Şirket ile Loblaw’ın 2020’de Toronto’daki ilk filo duyurusunda beş araç, önceden belirlenmiş beş rota üzerinde çalışacak şekilde planlanmıştı. Alım ve teslimat noktaları sabitti. 2022 itibarıyla aynı operasyon, bir dağıtım tesisinden beş yakındaki mağazaya ortam sıcaklığında, soğutulmuş ve dondurulmuş ürün taşımaya başlamıştı. O dönemde rotalar sabit, tekrarlı ve öngörülebilir olarak tanımlanıyordu.
Sonraki aşamada ise sistem daha dinamik bir yapıya evrildi. PepsiCo’nun verdiği bilgilere göre Gatik’in yeni nesil konuşlandırmaları, yüzlerce alım ve teslimat noktasına yayılan ağlarda dinamik rota orkestrasyonu ile çalışabiliyor. Bu, rota planlarının ek duraklarla genişletilebilmesi, bazı durakların çıkarılabilmesi, talep değişimlerine yanıt verilebilmesi ve dağıtım merkezlerindeki faaliyetlere göre uyarlanabilmesi anlamına geliyor. Üstelik bu değişikliklerin mevcut taşımacılık operasyonları içinde, ağda büyük bir yapısal değişiklik gerektirmeden yapılabildiği aktarılıyor.
Şirketin başlangıçta 10 milin altındaki sabit seferlerle yola çıktığı, bugün ise onlarca alım ve bırakma noktasını içeren ve 400 mile kadar uzanan dinamik rotalar işlettiği belirtiliyor. Bu değişim, otonom kamyon teknolojisinin yalnızca kontrollü pilot projelerden çıkıp gerçek lojistik ağlarının daha karmaşık ihtiyaçlarına yanıt vermeye başladığını gösteriyor.
Gatik’in son dönemdeki en dikkat çekici ticari adımlarından biri PepsiCo ile yaptığı çok yıllı anlaşma oldu. Haziran 2026’da imzalanan anlaşma kapsamında şirket, PepsiCo’nun Kuzey Amerika tedarik zincirinde otonom yük araçları konuşlandırıyor. Kamyonlar Texas, Arizona ve Arkansas genelinde çalışıyor. Düzenleme, ürünlerin tesisler arasında yüksek frekanslı programlarla taşındığı bölgesel taşımacılık ağlarına odaklanıyor.
Bu operasyonun, Dallas, Phoenix ve kuzeybatı Arkansas bölgelerinde Frito-Lay ürünlerini dağıtım merkezleri ile mağazalar arasında taşıyan 41 tamamen sürücüsüz box truck içerdiği bildiriliyor. PepsiCo ayrıca Gatik ile ilk konuşlandırmasının 2022’de başladığını, yani 2026’daki daha geniş ticari anlaşmadan birkaç yıl önce sahada iş birliğinin kurulmuş olduğunu belirtiyor.
Kanada tarafında ise Loblaw ortaklığı büyümeye devam ediyor. Eylül 2025’te iki şirket, Greater Toronto Area içindeki Loblaw dağıtım ağı için ilk aşamada 50 otonom kamyonu kapsayan beş yıllık bir anlaşma imzaladı. Plana göre 2025 sonuna kadar 20 kamyon, 2026 sonuna kadar da ilave 30 kamyon devreye alınacaktı. Bu araçların 300’den fazla Loblaw mağazasına hizmet vermesi ve güvenlik sürücülü operasyondan tamamen sürücüsüz yük hizmetine geçişi desteklemesi hedefleniyor.
Gatik ve Loblaw’ın iş birliği aslında 2020’de başladı. İki şirket, 2022’de ticari rotalardan güvenlik sürücüsünü çıkarmadan önce otonom teslimatları aktif olarak yürütüyordu. Tam sürücüsüz aşamaya geçilmeden önce, araç içinde güvenlik sürücüsü bulunan 150.000’den fazla otonom teslimatın tamamlandığı açıklanmıştı. Bu geçmiş, şirketin bugünkü sürücüsüz operasyonlarının uzun bir saha doğrulama sürecinin ardından geldiğini ortaya koyuyor.
Teknoloji tarafında Gatik, otonom sürüş yazılımını geliştirmek ve doğrulamak için simülasyon ile sentetik veriden de yararlanıyor. Şirket, Temmuz 2025’te Arena adlı kurum içi geliştirilmiş simülasyon platformunu tanıttı. Arena, fiziksel yol testlerine tamamen bağımlı kalmadan sürüş ortamlarını yeniden üretmek için tasarlanmış bir sistem. Platform, farklı koşullarda otonom sürüş davranışını test etmekte kullanılabilecek yapılandırılmış sentetik veriler üretiyor.
Arena’nın önemli yanlarından biri, yalnızca rutin durumları değil, gerçek dünyada tekrar tekrar karşılaşılması daha zor olan nadir veya yüksek riskli senaryoları da canlandırabilmesi. Böylece Gatik aynı durumu simülasyon içinde defalarca çalıştırabiliyor. Platformda Nvidia Cosmos world foundation models kullanılarak sentetik sürüş ortamları oluşturuluyor ve bunlar eğitim ile doğrulama süreçlerinde değerlendiriliyor.
Gatik, araç üzerindeki yapay zekâ işlemleri için de Nvidia donanımı kullanıyor. Mart 2025’te paylaşılan bilgilere göre şirket, Class 6 ve 7 otonom kamyonlarına DRIVE AGX platformunu entegre ediyor. DRIVE AGX, gerçek zamanlı sensör verisini işlemek ve otonom sürüş için gerekli yapay zekâ iş yüklerini çalıştırmak üzere kullanılan araç içi bilgi işlem platformu olarak tanımlanıyor.
Üretim ve araç mimarisi tarafında ise Isuzu Motors ile kurulan ortaklık öne çıkıyor. Isuzu, 2024’te Gatik’e $30 milyon yatırım yaptı ve iki şirket Kuzey Amerika pazarı için Level 4 otonom ticari araçlar geliştirmek üzere iş birliğine gitti. Ortak çalışma kapsamında otonom sürüşe uygun, yedeklilik içeren bir şasi geliştiriliyor. Isuzu’ya göre bu yedeklilik yapısı, otonom sürüş yazılımında bir kusur oluşması halinde toparlanma imkânı sağlamak için tasarlanıyor.
Isuzu ve Gatik, birlikte geliştirilen bu şasinin seri üretimine 2027’den itibaren başlamayı hedefliyor. Isuzu da kendi Level 4 otonom ticari araç işini 2027’de başlatmayı planlıyor. Şirketin 2025 entegre raporunda Gatik, Kuzey Amerika middle-mile pazarında orta hizmet sınıfı kamyonlarla otonom lojistik alanındaki partner olarak listeleniyor. İş birliği hem otonom araç geliştirmeyi hem de otonom sistemlere uygun şasilerin seri üretimini kapsıyor.
Gatik’in kamyonları Level 4 otonom araç sınıfında yer alıyor. Bu seviyede otomatik sürüş sistemi, tasarlandığı ve doğrulandığı koşullar içinde insan müdahalesi olmadan sürüş görevini yerine getirebiliyor. Bu çalışma sınırları genellikle Operational Design Domain yani ODD ile tanımlanıyor. ODD; yol tipi, coğrafi alan, çevresel şartlar ve sistemin devreye girebilmesi için karşılanması gereken diğer koşulları içeriyor.
Şirketin mevcut üçüncü nesil kamyonları hem otoyollarda hem de yüzey yollarda çalışabiliyor. Ayrıca araçların günün 24 saati operasyon yürütebildiği ve hafif yağmur ile kar gibi koşullarda görev yapabildiği ifade ediliyor. Son finansman turu ve mevcut ticari anlaşmalar birlikte değerlendirildiğinde, Gatik’in odağının artık yalnızca otonom sürüş teknolojisini göstermek değil, bunu büyük ölçekli bölgesel yük taşımacılığına dönüştürmek olduğu görülüyor.

